İRAN'DAKİ SAVAŞTAN ÇIKARILACAK İKİ TEMEL DERS
İran semalarının savaş uçakları ve dronlarla kaplı olduğunu belirten Tuncer Bakırhan, yaşanan süreçten iki önemli ders çıkarılması gerektiğini söyledi. Bir devleti güçlü kılanın füzeler değil, halkın rızası olduğunu vurgulayan Bakırhan, İran rejiminin kadın özgürlüklerini kısıtlayarak ve ekonomiyi yönetemeyerek halkın rızasını kaybettiğini ifade etti. İkinci ders olarak dış müdahalelerin hiçbir ülkeye huzur ve demokrasi getirmediğini hatırlatan Bakırhan, gerçek demokratikleşmenin ancak ülkenin kendi iç dinamikleriyle sağlanabileceğini savundu.
TÜRKİYE SIRAT KÖPRÜSÜNDE: KÜÇÜK HESAPLARI BIRAKIN
Bölgedeki ateş çemberinin Türkiye sınırlarına yaklaştığına dikkat çeken Bakırhan, ülkenin şu an bir "Sırat Köprüsü" üzerinde olduğunu dile getirdi. Dünya dengelerinin altüst olduğu bu dönemde kaybedecek zaman kalmadığını belirten Bakırhan, iktidarı stratejik fırsatları heba etmekle suçladı. Türkiye'nin bölgesel türbülansa karşı bir istikrar merkezi olma potansiyeli taşıdığını ifade eden Bakırhan, iktidarın büyük tehlikeler yerine kayyım sürelerini uzatmak gibi "küçük hesaplar" peşinde koştuğunu iddia etti.
KAYYIM REJİMİNE VE DANIŞTAY KARARINA TEPKİ
Konuşmasında yerel yönetimlere atanan kayyımlara ve Danıştay'ın Barış Akademisyenleri kararına sert eleştiriler yönelten Bakırhan, seçilmişlerin görevine dönmesi çağrısında bulundu. Danıştay'ın "Barış için imza atanlar suçludur" yaklaşımının asıl suç olduğunu savunan Bakırhan, Anayasa Mahkemesi kararlarının yok sayılmasını kınadı. Hazırlanacak yeni yasal düzenlemelerin Barış Akademisyenlerinin uğradığı haksızlıkları gidermesi gerektiğini belirterek, Adalet Bakanlığı'nı AİHM kararlarını uygulamaya davet etti.
İMAMOĞLU DAVASI VE BİRLİK ÇAĞRISI
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik yolsuzluk davası ve tutuklu yargılama sürecine de değinen Bakırhan, 15 milyonluk bir kentin başkanının bu şekilde yargılanmasının doğru olmadığını söyledi. "İmamoğlu'nu tutuklayarak, kayyımları uzatarak nasıl birliğimizi sağlayacağız?" sorusunu soran Bakırhan, hem iktidara hem muhalefete seslenerek günün sandık hesabı yapma günü olmadığını, toplumsal barış ve birliğin tek kurtuluş yolu olduğunu vurguladı.




