Türkiye, aktif fay hatları üzerinde yer alan bir deprem ülkesi olarak geçmişte 17 Ağustos 1999 Gölcük, 12 Kasım 1999 Düzce, 24 Ocak 2020 Elazığ ve 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler başta olmak üzere binlerce kişinin hayatını kaybettiği çok sayıda büyük afete tanıklık etti. Kahramanmaraş depremlerinin ardından bölgede artçı sarsıntılar sürerken, uzmanlar Marmara Denizi'nde beklenen olası İstanbul depremine yönelik uyarılarını sürdürüyor. Deprem gerçeğinin gündemdeki yerini koruduğu bu süreçte, Deprem Risk Yönetimi Uzmanı Prof. Dr. Şerif Barış, deprem anında yapılan hayati hatalara ve afet bilincinin artırılması için alınması gereken önlemlere ilişkin açıklamalarda bulundu.

"TOPLUMUN DEPREM BİLİNCİ YETERLİ SEVİYEDE DEĞİL"
Deprem Risk Yönetimi Uzmanı Prof. Dr. Şerif Barış, toplumun deprem bilincinin istenilen seviyede olmadığını belirterek, bunun deprem anında yapılan yanlış davranışlardan açıkça görülebildiğini söyledi.
Barış, "Bugün toplumun deprem bilinci yeterli seviyede olsaydı zaten ilk soru en sık yaptığı hayati hata yapmazlardı." dedi.
Deprem sırasında vatandaşların en büyük yanlışının panikle binayı terk etmeye çalışması olduğunu ifade eden Barış, "Bir deprem sarsıntısı hissedilir hissedilmez gerek bina içinde gerek bina dışında panikle sağa sola koşarak binalardan kaçmak en büyük hayati hatalardan biri olarak karşımıza çıkıyor." ifadelerini kullandı.
BALKONDAN ATLAMAK VE MERDİVENLERE YÖNELMEK RİSK OLUŞTURUYOR
Deprem sırasında balkon veya camdan atlamanın ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Barış, merdivenlerin de binaların en riskli bölümleri arasında yer aldığını söyledi.
Barış, "Gereksiz yere sarsıntıyla beraber balkondan atlamak, camdan atlamak kesinlikle en yanlış davranışlardan biridir. Yine bir binadan kaçarken özellikle merdivenler en zayıf bölgeler olarak ilk çökmesi beklenen yerlerdir." dedi.
BİNA ÇÖKME KORKUSUYLA PANİK YAPILMAMASI GEREKİYOR
Vatandaşların bina yıkılması endişesiyle dışarı çıkmaya çalıştığını belirten Barış, büyük depremlerde tamamen çöken binaların toplam bina sayısına oranının düşük olduğunu ifade etti.
Barış, "Türkiye'deki bütün büyük depremlere bakıldığında yan yatan yani çöken yıkılan binaların tüm binalara oranının yüzde 1'den daha az olduğunu yapı mühendisleri söylüyor ve gerçek rakamlar bunu doğruluyor." diye konuştu.

ÇÖK-KAPAN-TUTUN HAREKETİ
Deprem sırasında en doğru davranışın panik yapmak yerine bulunduğu yerde kalmak olduğunu belirten Barış, vatandaşların çök-kapan-tutun hareketini uygulaması gerektiğini söyledi.
Barış, "Depremde en önemli doğru davranış sakin kalıp bulunduğun yerde hedef küçülterek yani vücudunuzun organlarını birbirine yaklaştıracak bir hareket olan çök-kapan-tutun hareketini yapmaları ve sarsıntının geçmesini beklemeleri lazım." ifadelerini kullandı.
YARALANMALARIN BÜYÜK BÖLÜMÜ EŞYALAR NEDENİYLE YAŞANIYOR
Depremde yalnızca bina yıkımlarının değil, bina içerisindeki eşyaların da ciddi tehlike oluşturduğunu belirten Barış, dolap, raf, makine ve benzeri eşyaların devrilmesi nedeniyle çok sayıda yaralanma meydana geldiğini söyledi.
Barış, "Ölüm veya yaralanma sadece yapısal kaynaklı değil, bilakis yapısal olmayan eşyalar, mobilyalar, makineler veya rafların içerisindeki malzemelerin devrilmesi sonucu oluşuyor." dedi.
DEPREMLER İKİNCİL AFETLERİ DE BERABERİNDE GETİRİYOR
Depremlerin ardından yangın, sel, heyelan, kaya düşmesi ve kıyı bölgelerinde tsunami gibi ikincil afetlerin de yaşanabileceğini belirten Barış, afet hazırlığının yalnızca depremle sınırlı tutulmaması gerektiğini ifade etti.
Barış, "Depremlerle beraber bunlar tetiklenen ikincil afetlerdir." derken, vatandaşların yangın, tsunami ve diğer afetlere karşı da hazırlıklı olması gerektiğini söyledi.
PROF. DR. ŞERİF BARIŞ'A GÖRE DEPREME KARŞI NELER YAPILMALI?
- Depremin doğası ve oluşturabileceği riskler öğrenilmeli.
- Aile afet hazırlık planı hazırlanmalı.
- Deprem sırasında uygulanacak doğru davranışlar önceden öğrenilmeli.
- Sarsıntı anında panikle binadan kaçılmamalı.
- Balkon ve camlardan atlanmamalı.
- Merdivenlere yönelmek yerine güvenli alanda kalınmalı.
- Çök-kapan-tutun hareketi uygulanarak sarsıntının sona ermesi beklenmeli.
- Ev ve iş yerlerindeki dolap, raf ve ağır eşyalar sabitlenmeli.
- Yangın başta olmak üzere ikincil afetlere karşı hazırlıklı olunmalı.
- Kıyı bölgelerinde yaşayanlar tsunami riskine karşı tahliye planlarını öğrenmeli.
- Depremin yanı sıra sel, heyelan, kuraklık ve diğer afetlere yönelik de hazırlık yapılmalı.





