Uzmanlara göre depresyon, normal duygu durumunun dışına çıkan uzun süreli isteksizlik, keyifsizlik ve mutsuzluk hali olarak tanımlanıyor. Psikiyatri uzmanı Dr. Tuncay Barut, depresyonun kişinin yaşam kalitesini düşürdüğünü belirtiyor.

Klinik psikolog Eda Can, kaygı bozukluğunun genellikle geçmişte yaşanmış travmatik bir deneyimden sonra başladığını ve zamanla kişinin yaşamını ciddi şekilde kısıtlayabildiğini ifade ediyor.

Maymun ısırırsa sakın beklemeyin: Prof. Dr. Doğancı, kritik saati açıkladı!
Maymun ısırırsa sakın beklemeyin: Prof. Dr. Doğancı, kritik saati açıkladı!
İçeriği Görüntüle

BELİRTİLERİN ŞİDDETİ ÖNEMLİ BİR KRİTER

Sağlık Bakanlığı’na göre depresyonun başlıca belirtileri arasında hayattan zevk alamama, iştahta ya da uykuda değişiklik, yorgunluk, suçluluk hissi ve ölüm düşüncelerinin sıklaşması yer alıyor. BBC Türkçe'de yer alan haberde depresyon ve kaygı bozukluğu arasındaki ilişkinin iç içe geçme gibi bir durumu da söz konusu.

DEPRESON VE KAYGI BOZUKLUĞU BİRLİKTE GÖRÜLEBİLİYOR

Dr. Tuncay Barut’a göre birçok vakada depresyon ve kaygı bozukluğu birlikte görülebiliyor. Kaygının zamanla çökkünlüğe, çökkünlüğün ise umutsuzlukla beraber kaygıya dönüşebildiği ifade ediliyor.

FİZİKSEL AKTİVİTE VE SAĞLIKLI RUTİN ÖNEMLİ

Depresyon ile ilaç almadan başa çıkmak isteyen bireyler için uzmanların ilk önerisi fiziksel egzersiz oluyor. Psikiyatrist Barut, egzersiz, sağlıklı beslenme ve düzenli sosyal hayatın, hafif seyreden depresyon belirtilerini yönetmede etkili olabileceğini belirtiyor.

Klinik psikolog Eda Can da benzer şekilde, kaygı bozukluğu olan bireylerin küçük adımlarla rutinlerine dönmelerinin faydalı olabileceğini ancak orta ve ağır vakalarda bu yöntemlerin yeterli olmadığını söylüyor.

İLAÇ TEDAVİSİ HANGİ DURUMLARDA GEREKİYOR?

Uzmanlara göre hafif belirtiler için ilaçsız yöntemler yeterli olabilirken, işlevselliği bozan ve uzun süren depresyon ya da kaygı bozukluğu durumlarında ilaç tedavisi kaçınılmaz hale geliyor. Psikoloji profesörü Dr. Taycan, beyin kimyasının bozulduğu durumlarda kişinin egzersiz ya da sanat gibi faaliyetlere adapte olmasının mümkün olmadığını, bu nedenle önce biyolojik dengenin sağlanması gerektiğini vurguluyor.

Prof. Dr. Taycan ayrıca, antidepresan ilaçların bağımlılık yapmadığını ve hekimin gözetiminde kullanıldığında yaşam kalitesini artırdığını belirtiyor.

UZMANLAR UYARIYOR: İLAÇ KULLANIMINDAN ÇEKİNMEYİN

İlaç tedavisinin, kırık bir kolun alçıya alınmasına benzetildiği açıklamalarda, depresyon ve kaygı bozukluklarında tedavi sürecini hızlandırmak ve günlük yaşam konforunu artırmak amacıyla ilaçların etkili olabileceği ifade ediliyor. Uzmanlar, doğru zamanda başlanan tedavinin, bireyin hem sosyal hem de mesleki yaşamına olumlu katkılar sunduğunu belirtiyor.

Kaynak: Haber Merkezi