İYİ Parti Lideri Dervişoğlu, Partisinin Ordu İl Başkanlığı'nın düzenlediği iftar programına katıldı. Dervişoğlu burada yaptığı konuşmada hükümetin ekonomi politikasını eleştirdi. Dervişoğlu, "Bu hükümete bu Arap sevdası nereden bulaştı, ben bilmiyorum ya da millet biliyor mu diye sorgulamak istiyorum” dedi.

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ GERİ DÖNECEK”

Konuşmasında İstanbul Sözleşmesi’ne de değinen Dervişoğlu, “Türkiye bir gece yarısı kararnamesiyle İstanbul Sözleşmesi’nden çekildi. İmza sahibi Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır. İstanbul Sözleşmesi’nden çekildiğimiz günden itibaren ortalama her gün bir kadınımız öldürülüyor. Bu cinayetler yabancılar tarafından işlenmiyor, ya eski eşler ya eski nişanlılar ya eski sevgililer. Bazı şeylere geri dönebilmek mümkün olmalı. O sebeple İYİ Parti'nin Türk milletine karşı en önemli vaatlerinden biri Cenabıallah iktidarı nasip ederse İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönmek olacak” diye konuştu.

“MAHKEMELER SİYASİ DAVALARLA DOLU”

Dervişoğlu, İBB davaları ile ilgili de şu değerlendirmelerde bulundu:

CHP’de grup başkanlığı krizi: Kılıçdaroğlu'ndan Özel'i hedef alan yeni adım! TBMM'ye başvuru yapıldı
CHP’de grup başkanlığı krizi: Kılıçdaroğlu'ndan Özel'i hedef alan yeni adım! TBMM'ye başvuru yapıldı
İçeriği Görüntüle

“Mahkemeler siyasi davalarla dolu. Hukuki olması icap eden soruşturmalar artık doğrudan doğruya siyasetin içine el attığı soruşturmalar ve yargılamalara dönüşüyor. Silivri'de bir mahkeme kuruyorlar örneğin. Şimdi biz bir konuyu sahiplenince ‘Burada şu var, orada şu var’ diyorlar. Ben onun peşinde değilim, ben adalet peşindeyim. Silivri mahkemelerinde geçmiş dönemde Ergenekon davaları da görüldü, Balyoz davaları da görüldü. Onların sonuçlarının ne olduğunu da bu millet gördü. Dolayısıyla bugün bir yolsuzluk soruşturması diye tanımlanan ama esas itibariyle yolsuzluk soruşturmasını aşan bir siyasi komplo atmosferi doğuran bir durumla karşı karşıyayız. Bana, ‘Sahip mi çıkıyorsun’ diyorlar. Benim sahip çıktığım şey hukuktur, adalettir, demokrasidir ve eşitliktir. Yoksa biz başkaları gibi herhangi bir davanın savcısı ya da hakimi olmak derdinde değiliz.”

“KÜTÜĞÜ SUYA ATAR YUKARIDAN SEYREDER”

Dervişoğlu, Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili de, “Komisyonlarda konuşup tartıştılar. Kimin hangi derdi çözüldü? Derdi çözülen birini duydunuz mu? Orada ne konuşuluyor? Milli kimliğimiz konuşuluyor. Üniter devlet yapımız konuşuluyor. Abdullah Öcalan’a umut hakkı nasıl verilecek, toplum içine adamlarıyla birlikte nasıl karıştırılacak, o konuşuluyor. Ve bütün bunlarda da Abdullah Öcalan’a bir statü tanınması gerekliliğinden bahsediyorlar. Tayyip Bey bu işlerde kütüğü suya atar ve yukarıdan seyreder. Kütük denize inecekse ona sahip çıkar. Kütük bir kenara takılırsa ‘Bu işte benim herhangi bir sorumluluğum yok’ deyip, elini yıkayıp, kendini kurtarır. Bu işlerin kirli maşası olarak ortağını kullanmaktadır. Ve o ortak, üzülerek ifade ediyorum, son dönemki söylemleri ve uygulamalarıyla bütün Türk milliyetçilerini utandırtmıştır” dedi.

“BU MEMLEKETTE 2 KİŞİ ÖCALAN’I ÇOK SEVİYOR”

Dervişoğlu, Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili eleştirilerde bulunarak şunları söyledi:

“Abdullah Öcalan, 2013’te ‘Böyle bir süreci yaşama geçirirsek, Numan Kurtulmuş denen bir adam var, ondan istifade etmemiz gerekir’ diyor. Bunların Öcalan sevgisi nereden kaynaklı bilmiyorum ama bu memlekette 2 kişi Abdullah Öcalan’ı çok seviyor. Bir tanesi ona ‘kurucu önder’ diyor, ‘Kürtlerin lideri’ diyor. Hatta Türkiye’deki Kürtlerin de dışında ‘Suriye’nin, Irak’ın, İran’ın Kürtlerinin de lideri’ diye tanımlıyor. Öbürü de onun işaret ettiği her yolun peşinden gidiyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde toplanan komisyonu arzulayan ve isteyen Abdullah Öcalan’dır, uygulayan Devlet Bahçeli ile Numan Kurtulmuş’tur.

“MECLİS’İ BU SUÇA ORTAK ETMEYİN”

Dervişoğlu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a da elentilerde bulunarak, şu açıklamalarda bulundu:

Bizim için ‘Komisyon çalışmalarına daha önceden katılmayacağını bildiren bir siyasi parti’ diyorlar. Rapora baktığınızda ya da 50 sene sonra çocuklarınız raporu incelediğinde İYİ Parti’nin raporda adı yok. Komisyon raporuna imza atıp kaçmakla sana kurtuluş yok. Siz böyle bir şey gördünüz mü? Numan Kurtulmuş ne iş yapıyor? TBMM Başkanı, aynı zamanda da kendini bu komisyona başkan atıyor. Komisyon bir rapor hazırlıyor. Numan Kurtulmuş imzasıyla Numan Kurtulmuş'a gönderiyor. Kendi kendine yazdığın mektubun Türk milletiyle ne alakası var? Canın ne zaman isterse Abdullah Öcalan’a methiyeler dizebilirsin. Ama TBMM’yi böyle bir suça ortak ederseniz, bizim de görevimiz bunu ifşa etmektir.”

Kaynak: HABER MERKEZİ