İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Meclis’te düzenlenen haftalık Grup Toplantısına katıldı. Burada gündeme ilişkin mesajlar veren Dervişoğlu, torba yasa ile ilgili, “Mecliste çoğunluk sahibi olan partinin Meclisi, kendi parti takvimiyle çalışan alelade bir yer olarak görmesi, anne ve anne adaylarının yaşadığı hayal kırıklığı ile sonuçlanmıştır. Ailenin, gençliğin ve çocuklarımızın sanal tehlikeler de dahil olmak üzere her türden tehlikeden korunması devletin en başta gelen görev ve ödevlerindendir. Ancak yine bir torba yasa mantığıyla karşı karşıyayız. Yine elmalarla armutlar aynı kefede, çok boyutlu bir tasavvurdan yoksun şekilde ele alınmaktadır” dedi.

SOSYAL MEDYA TEPKİSİ

Dervişoğlu, 15 yaş altına sosyal medya düzenlemesi ile ilgili, “15 yaş altındakilere sosyal medyanın tümden yasaklanması, en başta, ifade hürriyetinin; maddi manevi varlığı geliştirme hakkının ihlalidir. Düzenlemeye mi karşıyız? Hayır. Bugüne kadar sadece yasaklar üzerinden yürütülen yaklaşımların asayiş başta olmak üzere, sorunları sadece büyüttüğünü gördük. İktidar, “iktidar” olarak değil, sorumlu yurttaşlar olarak düşünmeyi bir kere denerse, en başta da bizzat kendi çocuklarının makul taleplerini dikkate alırsa, eminim ki, gerçekten Millet adına hareket etmiş olmanın kıvancını uzun yıllardan sonra tadacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

SİSTEM ELEŞTİRİSİ

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine yönelik eleştirilerde bulunan Dervişoğlu, “Bu ucube düzen, devleti tam manasıyla çürütmüştür. Bugün kamu kurumlarında yapılan birçok üst düzey atama, liyakat ilkesinin açıkça yok sayıldığı yeni bir kayırmacılık örneğine dönüşmüştür. Bu, nepotizm iktidarıdır… Nepotizm, kişinin eğitimine, ehliyetine, başarısına bakmadan; sadece aile bağı, akrabalık ilişkisi, yakınlık ve sadakat üzerinden makam dağıtmaktır. Bugün Türkiye’de yaşanan tam olarak budur. Devletin makamları milletin emaneti olmaktan çıkarılmış, eşe, dosta, akrabaya ve yandaşa dağıtılacak bir ganimet gibi görülmüştür” ifadesini kullandı.

“UTANMA DUYGUSU OLSA…!”

Mülakat adı altında torpile de sert tepki gösteren Dervişoğlu, “Peki bu milletin evlatları nerede? Gecesini gündüzüne katan gençler nerede? Sınavlara giren, yıllarca emek veren, hayal kuran, kendini yetiştiren Anadolu çocukları nerede? Onlar kapının dışında bekletiliyorlar. Sanmayın ki AK Partililerin hepsi içeri alınıyor. O da yetmiyor artık. Hem AK Partili, hem de saraylı olman lazım… Onlar, bir imzayla yükseliyorlar. Bir telefonla yer değiştiriyorlar. Bir sabah bir kurumun başına geliyorlar. Başka bir sabah başka bir göreve atanıyorlar. Sonra da utanmadan bu düzeni savunuyorlar. Zaten söylediler: ‘Utanmıyoruz’ Bu iktidar artık utanmıyor. Utanma duygusu olsa, gençlerin yüzüne bakamazlardı. Emeklinin karşısına çıkamazlardı. Devleti bu hale getiren sistemi savunamazlardı” görüşünü dile getirdi.

“KİMSESİZLER SANDIK BEKLİYOR!”

Türkiye’de bilginin değil, bağlantısının kazandığını ifade eden Dervişoğlu, “Emek değil, ilişki sonuç veriyor. Ehliyet değil sadakat ödüllendiriliyor. Saraya yakınsanız, her makam sizin. Akrabaysanız, her kapı açık. Ama kimsesizseniz, size düşen şey seçimi beklemektir. Bu hükümetin cezasını sandık önünüze gelince vermektir” açıklamasında bulundu.

"KİMİN BÜTÇESİYLE KİME SADAKA VERİYORSUN?"

Dervişoğlu, sosyal yardımlaşma programı ile ilgili de, “Bu iktidar değil mi, milyonlarca yurttaşımızı sosyal yardıma muhtaç bırakan? Sosyal yardımları sadakası gibi dağıtan? Orada bile ayrım yapmadan duramayan? Bu sosyal devlet değildir. İktidara sesleniyorum: Göz boyamayı bırakın. Ödenekleri, gerçekleşen enflasyona göre otomatik güncelleyen bir mekanizma kurun. Vatandaşını korkuyla sindiren bu baskı düzenine son verin. Siz kimin bütçesiyle kime sadaka verdiğinizi zannediyorsunuz? Bir de utanmadan her seçimde milleti korkutuyorsunuz. Kendi yarattığınız tabloda yaşamaya mahkûm ettiklerinize, biz gidersek muhalefet gelirse bu yardımları keser, ha! diyorsunuz. Biz öyle bir Türkiye kurmak istiyoruz ki bizim Türkiye’mizde milletimiz el kapılarına, sadaka zihniyetine muhtaç olmayacak! Sizin yarattığınız bu enkazı biz kaldıracağız” diye konuştu.

Ergenekon mağdurları için HSK kararı
Ergenekon mağdurları için HSK kararı
İçeriği Görüntüle

TÜRKEŞ’TEN PERİNÇEK ÇİZGİSİNE

Dış politikaya dair de açıklamalarda bulunan Dervişoğlu, “Hem bölgesel hem küresel ölçekte jeopolitik bir türbülansın içindeyiz. Böyle bir dönemde Türk dış politikasını radikal savrulmalardan korumak zorundayız. Duygusal hezeyanlarla dış politika yapılmaz. İdeolojik takıntılarla dış politika yapılmaz. İktidar pastasından pay alma hesabıyla dış politika yapılmaz. Üstüne üstlük bazıları, hayretle müşahede ediyoruz ki, Türkiye-Rusya-Çin ittifakı önermektedir. Bu hususta evvela şunu söyleyelim: Allah kimseye gençliğinde Alparslan Türkeş’in tedrisatından geçirip, yaşlılığında Doğu Perinçek çizgisinde siyaset yapmanın dayanılmaz hafifliğini yaşatmasın” ifadesini kullandı.

"DİLERİM Kİ SÖZÜNÜN PEŞİNE DÜŞER"

Dervişoğlu, konuşmasında MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi de hedef aldı. Dervişoğlu, “Hak edene hak ettiği cevabı elbette vereceğiz! Diler ve umarım ki; ‘hesap sormazsan namerdim’ sözünün arkasına düşer. Diler ve umarım ki, ‘evinin önünde andımız okutturmazsam namerdim’ dediği sözün peşine düşer. Hayatında sözler ve eylemleri arasında bu kadar fark olan hiç kimseye şahit olmamıştır bu millet! Ben kimi ayağa kaldırırım onu kestiremem ama ben hiç kimsenin başını yere eğdirmeyeceğim” diye konuştu.

“DIŞARDA NETANYAHU, İÇERDE MALUM ŞAHIS!”

Türkiye’nin yeni bir İran gibi gösterilmeye çalıştığını anımsatan Dervişoğlu, konuşamlarına şu sözlerle devam etti:

“Ülkemizi marjinalleştirmek istiyorlar. NATO’dan kopmuş, Batı’dan ayrılmış, Orta Doğu’da yalnızlaşmış bir Türkiye görüntüsü üretmeye uğraşıyorlar. Çünkü Türkiye’nin NATO üyeliği, İsrail’in saldırganlığının önünde bir engeldir. Türkiye’nin denge politikası, Netanyahu’nun savaş siyaseti için engeldir. Türkiye’nin aklıselimi, bölgesel yangının büyümesi için engeldir. Şimdi herkes aklını başına alsın. Türkiye’nin İran savaşında tarafsızlığını kaybederek savaşa sürüklenmesini, Dışarıda Netanyahu istiyor, içeride malum şahıs. Türkiye’nin NATO üyeliğinden dışarıda Netanyahu rahatsız, içeride malum şahıs. Bunların hepsi, Türkiye’yi Orta Doğu’da bir savaşa çekmek için kurulmuş planın parçalarıdır.”

“TÜRKİYE MOSKOVA’NIN TAŞERONU DEĞİL!”

Netanyahu’nun iktidarını sürdürmek için ihtiyaç duyduğu dış tehditin Türkiye üzerinden üretilmek istendiğine vurgu yapan Dervişoğlu, “Bu kirli işleri siyasi satranç zannedenler bilsin: Türkiye, ne Moskova’nın taşeronu, ne Pekin’in pazarı, ne Netanyahu’nun savaş bahanesi, Ne de içerideki maceracıların oyun tahtası olur” ifadesini kullandı.

Kaynak: HABER MERKEZİ