Lüks moda devi Louis Vuitton, bu kez dev bir sahtecilik operasyonuyla değil, küçük bir yerel üreticiyle yaşadığı marka savaşıyla gündemde. Dünyaca ünlü marka, Portekiz merkezli “LV – Licores do Vale” isimli küçük üreticinin kullandığı “LV” ibaresinin kendi markasını çağrıştırdığı gerekçesiyle dava açtı. Ancak sonuç, beklenmedik oldu. Mahkeme, küçük üreticiyi haklı buldu.
“LV” HARFLERİ KRİZ YARATTI
Yaklaşık bir yıldır süren hukuk mücadelesinin merkezinde iki harf vardı: “L” ve “V”. Louis Vuitton cephesi, küçük üreticinin kullandığı logonun kendi ikonik monogramına çok benzediğini savundu. Şirket, logolar arasında “sözel, fonetik ve kavramsal” benzerlik bulunduğunu öne sürerek markasının itibarının zarar görebileceğini iddia etti. Ancak Portekizli aile işletmesi ise tamamen farklı bir sektörde faaliyet gösterdiğini ve tüketicilerin iki markayı karıştırmasının mümkün olmadığını savundu.
KÜÇÜK AİLE İŞLETMESİNDEN DEV ZAFERE
Mahkeme sonunda kararını açıkladı ve Louis Vuitton’un itirazını reddetti. Böylece “LV – Licores do Vale” markasının tescil sürecinin önü açılmış oldu. Karar, özellikle küçük işletmeler açısından dikkat çekici bir örnek olarak yorumlandı. Yerel fuarlarda likör, reçel, bal ve bisküvi satarak işe başlayan André Ferreira ve Tânia Afonso çifti, dünyanın en büyük moda markalarından biriyle mahkemelik olacaklarını hiç düşünmediklerini söyledi.
SOSYAL MEDYADA OLAY OLAN MESAJ
Kararın ardından küçük üreticinin yaptığı paylaşım ise kısa sürede sosyal medyada gündem oldu. Şirket, destek verenlere teşekkür ederken, “L ve V harfleri herkese aittir” İfadeleri kullanıldı. Bu mesaj birçok kullanıcı tarafından “küçüğün dev karşısındaki zaferi” şeklinde yorumlandı.
DAHA ÖNCE DE BENZER DAVALAR AÇMIŞTI
Louis Vuitton, marka haklarını koruma konusunda oldukça sert tavrıyla biliniyor. Şirket geçmişte sahte ürün satışı yapan internet sitelerine, online platformlara ve çeşitli işletmelere karşı çok sayıda dava açmıştı. Özellikle sahte ürünlerle mücadelede milyonlarca dolarlık tazminat kararları alınmıştı.
Ancak bu kez mahkemeden çıkan sonuç, moda devinin her hukuk savaşını kazanamayacağını gösterdi. Özellikle küçük işletmelerin marka özgürlüğü konusunda verilen bu kararın, benzer davalar için emsal niteliği taşıyabileceği konuşuluyor.




