CHP’de grup başkanlığı krizi: Kılıçdaroğlu'ndan Özel'i hedef alan yeni adım! TBMM'ye başvuru yapıldı
CHP’de grup başkanlığı krizi: Kılıçdaroğlu'ndan Özel'i hedef alan yeni adım! TBMM'ye başvuru yapıldı
İçeriği Görüntüle

Türkiye’de son dönemde siyasi gündemin öne çıkan başlıkları arasında erken seçim ve ara seçim tartışmaları yer alıyor. Ekonomik gelişmeler, kamuoyu araştırmaları ve muhalefet partilerinin çağrılarıyla birlikte seçim takvimine ilişkin beklentiler zaman zaman yeniden gündeme gelirken, konuyla ilgili açıklamalar da siyasi tansiyonu artırıyor.

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Türkiye’de son dönemde yeniden gündeme gelen erken seçim ve ara seçim tartışmalarına ilişkin Türkinform muhabiri Sümeyye Aksu’ya dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Mevcut anayasal süreçler ve olası senaryolar hakkında görüşlerini paylaşan İdris Şahin, Anayasa’nın ilgili maddelerine atıfta bulunarak ara seçim ve erken seçim süreçlerinin hukuki çerçevesine değindi. Şahin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) üyeliklerin boşalması durumunda belirli şartlar çerçevesinde ara seçime gidilebileceğini, ancak bu sürecin her durumda otomatik işlemediğini ifade etti.

Idris Şahin-4

“ARA SEÇİM ANAYASAL ŞARTLARA BAĞLIDIR”

Şahin, Anayasa’nın 78. maddesinin ara seçimleri düzenlediğini belirterek, Meclis’te oluşacak boşlukların niteliğine göre farklı uygulamalar bulunduğunu söyledi.

Şahin, ara seçimlere ilişkin değerlendirmesinde Anayasa’nın ilgili hükümlerine dikkat çekerek, her seçim döneminde en fazla bir kez ara seçim yapılabileceğini ve genel seçimlerden itibaren 30 ay geçmeden ara seçime gidilemeyeceğini belirtti. Şahin, milletvekilliği boşalmalarının belirli bir orana ulaşması durumunda ise 90 gün içinde seçim yapılmasının zorunlu hale geldiğini ifade ederek, sürecin anayasal çerçevede net kurallara bağlı olduğunu vurguladı.

Şahin, bu düzenlemelerin tamamen Anayasal çerçevede net şekilde belirlendiğini ve siyasi iradenin bu sınırlar içinde hareket ettiğini vurguladı.

“MECLİS ÇOĞUNLUĞU BELİRLEYİCİ ROL OYNUYOR”

Ara seçimlerin hayata geçirilmesinde Meclis çoğunluğunun belirleyici olduğuna dikkat çeken Şahin, mevcut durumda iktidar partilerinin tutumunun sürecin seyrini doğrudan etkilediğini ifade etti. Ara seçimlerin bazı koşullarda zorunlu, bazı durumlarda ise Meclis takdirine bağlı olduğunu belirten Şahin, bu ayrımın kamuoyunda sıkça karıştırıldığını dile getirdi.

Şahin ayrıca geçmişte yapılan anayasa değişikliklerine de değinerek, özellikle 2002 yılında Siirt seçim bölgesiyle ilgili düzenlemelerin örnek teşkil ettiğini hatırlattı. O dönemde seçim bölgesinin tamamen boşaltılmasıyla ara seçim yapılmasının önünün açıldığını ifade etti.

“EKONOMİK TABLO ERKEN SEÇİM BEKLENTİSİNİ ARTIRIYOR”

Siyasi değerlendirmelerde de bulunan Şahin, erken seçim tartışmalarının artmasının en önemli nedenlerinden birinin ekonomik ve sosyal sorunlar olduğunu söyledi. Şahin, vatandaşların özellikle ekonomi ve adalet alanında yaşanan sorunlar nedeniyle değişim talebini daha yüksek sesle dile getirdiğini savundu.

Ülkedeki mevcut tabloyu eleştiren Şahin, son yıllarda ekonomik göstergelerde ve adalet sistemine ilişkin algıda gerileme yaşandığını öne sürdü. Bu nedenle iktidarın kısa vadede erken seçim kararı alma ihtimalini düşük gördüğünü ifade etti.

“SEÇİM TARİHİ İÇİN 2027 VE 2028 ÖNE ÇIKIYOR”

Erken seçim ihtimaline ilişkin kişisel öngörüsünü de paylaşan Şahin, en erken ihtimalin 2027 yılı sonu olabileceğini, daha güçlü senaryonun ise 2028 yılı Mart ayı olduğunu söyledi. Şahin, bu tarihlerden önce bir seçim beklemediğini ifade ederek, siyasi takvimin ekonomik ve toplumsal gelişmelere bağlı olarak şekilleneceğini belirtti.

“ERKEN SEÇİM TARTIŞMASI GÜNDEMDE KALACAK”

Açıklamasının sonunda erken seçim tartışmalarının Türkiye siyasetinde gündemde kalmaya devam edeceğini vurgulayan Şahin, hem muhalefetin talepleri hem de iktidarın tutumunun önümüzdeki süreçte belirleyici olacağını söyledi.

Muhabir: Sümeyye Aksu