OpenAI'da "hükümet onaylı" dönem!
OpenAI'da "hükümet onaylı" dönem!
İçeriği Görüntüle

İçişleri Bakanlığı’nın hazırladığı “Sosyal Medyanın Çocuklar Üzerindeki Etkisi” raporu, dijital platformlarda örgütlenen “Incel” yapılanmalarının çocuklar ve gençler açısından oluşturduğu tehdidi yeniden gündeme taşıdı. Raporda radikalleşme, kadın düşmanlığı, siber zorbalık ve şiddet eğilimine dikkat çekilirken, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Nilüfer Pınar Kılıç, dijital dünyanın gençler üzerinde giderek derinleşen psikolojik ve toplumsal etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Fransa 15 Yaş Altı Kısmi Sosyal Medya Yasağı

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü, Halkla İlişkiler Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Nilüfer Pınar Kılıç, İçişleri Bakanlığı’nın “Sosyal Medyanın Çocuklar Üzerindeki Etkisi” raporunda yer alan bulguların, dijital platformların artık yalnızca iletişim alanı değil aynı zamanda “kimlik ve aidiyet üretim merkezi” haline geldiğini gösterdiğini söyledi.

Kılıç, özellikle “Incel” olarak tanımlanan çevrim içi yapılanmaların gençler üzerindeki etkisinin hafife alınmaması gerektiğini belirterek, “Bu gruplar yalnızlık, dışlanmışlık ve değersizlik hissi yaşayan gençlere sahte bir aidiyet duygusu sunuyor. Ancak zamanla bu aidiyet, öfke dilini normalleştiren ve şiddeti meşrulaştıran bir yapıya dönüşebiliyor” dedi.

Sosyal Medya Ceza

“ALGORİTMALAR RADİKAL İÇERİĞİ BESLEYEBİLİYOR”

Sosyal medya algoritmalarının benzer içerikleri sürekli kullanıcıya gösterdiğine dikkat çeken Kılıç, “Bir genç kısa süre içinde kendisini kadın düşmanlığı, nefret söylemi ve aşırı uç fikirlerin yoğun olduğu kapalı dijital ekosistemlerin içinde bulabiliyor. Özellikle Discord ve Telegram gibi daha denetimsiz alanlar, bu tür yapıların örgütlenmesini kolaylaştırıyor” ifadelerini kullandı.

Çocuklar Sosyal Medya

“ÇOCUKLAR DİJİTAL ŞİDDETİ NORMALLEŞTİRİYOR”

Çevrim içi zorbalığın çocukların psikolojisi üzerinde kalıcı etkiler bıraktığını söyleyen Kılıç, “Sürekli şiddet, hakaret ve nefret söylemine maruz kalan çocuklar zamanla bunu sıradan bir iletişim biçimi olarak görmeye başlayabiliyor. Bu durum empati kaybını artırırken toplumsal kutuplaşmayı da derinleştiriyor” diye konuştu.

Bir Ülke Daha Sosyal Medyayı Yasaklıyor! 16 Yaş Altı Çocuklar Kullanamayacak3

“AİLELER SADECE YASAKLAYICI OLMAMALI”

Ailelerin yalnızca ekran süresini sınırlayan bir yaklaşım benimsemesinin yeterli olmayacağını belirten Kılıç, “Ebeveynlerin çocukların hangi platformlarda zaman geçirdiğini bilmesi, dijital dünyadaki riskler konusunda açık iletişim kurması gerekiyor. Yasaklayıcı değil, bilinçlendirici ve güven ilişkisine dayalı bir yaklaşım çok daha etkili olur” dedi.

“MEDYA OKURYAZARLIĞI ARTIK ZORUNLULUK”

Raporda yer alan medya okuryazarlığı önerisinin son derece önemli olduğunu vurgulayan Kılıç, “Bugünün çocukları dijital dünyanın içine doğuyor ancak içerikleri doğru analiz etme becerisine aynı hızda sahip olamıyor. Bu nedenle medya okuryazarlığı eğitimi artık bir tercih değil, temel bir ihtiyaç haline geldi” değerlendirmesinde bulundu.

Sosyal Medya Yasağı-1

“DİJİTAL YALNIZLIK TOPLUMSAL BİR SORUN”

Kılıç, gençlerin çevrim içi radikal gruplara yönelmesinin yalnızca bireysel değil toplumsal bir mesele olduğunun altını çizerek şunları söyledi:

“Gençlerin kendilerini değersiz, görünmez ve yalnız hissettiği ortamlarda bu tür dijital yapılar daha kolay karşılık buluyor. Bu nedenle sadece teknik önlemler değil; gençlerin sosyal hayata katılımını artıracak, psikolojik destek mekanizmalarını güçlendirecek ve aidiyet duygusunu sağlıklı şekilde geliştirecek sosyal politikalar da gerekiyor.”

Muhabir: ESRA KOÇAK MAYDA