ABD dış politikasında etkili yayın kuruluşlarından biri olan Foreign Policy, Suriye’ye ilişkin hazırlanan ancak kamuoyuna açıklanmamış bir planın detaylarını yayımladı. Donald Trump'ın Orta Doğu'da kurmak istediği yeni bir düzenin anahtarlarını ve dönüm noktalarını içeren planın yeni krizlere gebe olacağı da tahmin ediliyor. Planın amacı, özellikle Türkiye ile İsrail arasında tırmanma riski taşıyan gerilimleri azaltmak ve bölgeye uluslararası bir denge mekanizması yerleştirmek.

TÜRKİYE’YE SURİYE’DEN AŞAMALI ÇEKİLME FORMÜLÜ

En önemli madde Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığını sona erdirmekle ilgili. Esad'ın devrilmesinin ardından Türkiye'nin Suriye ve Orta Doğu'da artan etkinliği batılı ülkelerin dikkatini çektiği gibi hamle yapacaklarını da gözler önüne seriyor.

Belgeye göre Türkiye, Suriye topraklarında kalıcı olarak konuşlanamayacak. Özellikle Afrin bölgesinden başlayacak şekilde 12 aylık bir takvimle kademeli çekilme öngörülüyor. Bu adımın, Ankara ile Washington arasında yaşanan güvenlik odaklı gerilimleri azaltacağı düşünülüyor. Türkiye'nin çekilmesinden sonra bu bölgede yeni bir güvenlik modeli kurulması hedefleniyor.

İSRAİL’İN GÜVENLİ HATTA SON VERMESİ İSTENECEK

İsrail’in Suriye sınırındaki kontrol alanlarını boşaltması planlanıyor.

İkinci maddeye göre, İsrail’in daha önce güvenli bölge olarak ilan ettiği alanlardan geri çekilmesi isteniyor. Bu bölgeler, ABD, İsrail ve Suudi Arabistan’ın ortak denetimiyle oluşturulacak uluslararası bir tampon hat aracılığıyla güvence altına alınacak. Böylece doğrudan askeri varlık yerine diplomatik ve teknolojik gözetim ön plana çıkarılacak.

ARAP ÜLKELERİ YENİ SİSTEMİN PARÇASI OLACAK

Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler sürece dahil ediliyor.

Plana göre Körfez ülkeleri, Suriye’nin kuzeyinde oluşturulacak yeni denetim yapısına hem maddi hem askeri destek sağlayacak. Bu ülkelerin bölgeye gözlemci statüsünde birlik göndermesi ve insani yardım akışını denetlemesi de planın bir parçası olarak sunuluyor. ABD, bu adımla Arap ülkelerinin bölgesel krize doğrudan müdahil olmasını teşvik ediyor.

SURİYE KÜRTLERİ KISITLI ROLLE MASADA OLACAK

ABD destekli SDG'nin statüsü yeniden tanımlanıyor. Planın dördüncü maddesi, Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) bölgesel düzeyde kısıtlı temsil hakkı tanınmasını içeriyor. SDG’nin karar süreçlerinde yer alması öngörülüyor, ancak bağımsızlık ya da geniş kapsamlı özerklik taleplerinin sınırlandırılması hedefleniyor. ABD, bu modeli dengeleyici bir ara çözüm olarak görüyor.

Dışişleri'nden S. Arabistan'daki helikopter kazası için taziye mesajı
Dışişleri'nden S. Arabistan'daki helikopter kazası için taziye mesajı
İçeriği Görüntüle

“YA UYUM SAĞLA YA TECRİT EDİL” MESAJI

Sızdırılan belgelerde ABD'nin bölge ülkelerine ciddi baskı uygulayacağı görülüyor. ABD'nin bölge ülkelerine isteklerini yerine getirme konusunda yaptırım tehdidinde bulunacağı da aktarılıyor. Paris’te temaslarını sürdüren SDG heyetinden gelen açıklamada, “Silah bırakmamız kırmızı çizgidir” ifadesi yer aldı.

ABD’DEN ŞAM’A TEHDİT: TECRİT VE YAPTIRIM

Reuters'ın ulaştığı bilgilere göre eski büyükelçi Tom Barrack, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’ya planı kabul etmemesi halinde ülkesinin uluslararası tecride maruz kalacağı uyarısını yaptı. Barrack’ın ayrıca ekonomik yaptırımların artırılabileceğini ifade ettiği ve bu sürecin bölgesel istikrar için zorunlu olduğunu vurguladığı belirtildi.

Kaynak: Haber Merkezi