Ekonomi dünyasının referans kurumlarından biri olan Dünya Altın Konseyi (WGC), ons ve gram altın yatırımcılarının merakla beklediği piyasa öngörülerini paylaştı. Enflasyon rakamları, merkez bankalarının faiz kararları ve artan jeopolitik risklerin gölgesinde dalgalı bir seyir izleyen altın, yatırımcılar için güvenli liman olma özelliğini sorgulatıyor. Dijital mecralarda ve arama motorlarında en çok araştırılan konuların başında gelen konseyin yeni raporu, arz-talep dengesi, madencilik verileri ve merkez bankası rezervleri üzerinden geleceğe dair önemli ipuçları sunuyor. Özellikle mart ayında yaşanan tarihi geri çekilme, piyasalardaki teknik ve psikolojik etkenlerin altın fiyatları üzerindeki doğrudan etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.

ALTIN FİYATLARI NEDEN DÜŞTÜ?

Dünya Altın Konseyi tarafından yayımlanan son rapor, altın piyasasında yaşanan dikkat çekici kırılmanın temel nedenlerini ortaya koyuyor. Mart ayında yüzde 12 oranında değer kaybeden altın, Haziran 2013 tarihinden bu yana en zayıf aylık performansını sergileyerek piyasaları sarstı. Bu sert düşüşün arkasında yatan ana etkenlerin başında momentum faktörleri ve teknik göstergelerdeki tersine dönüşler yer alıyor. Yatırımcı davranışlarında adeta bir zincirleme reaksiyon yaratan bu durum, vadeli piyasalarda uzun pozisyonların hızla çözülmesiyle derinleşti. Ayrıca ABD dolarının küresel ölçekte güçlenmesi ve tahvil getirilerindeki artış da altın fiyatlarını baskılayan unsurlar arasında gösterilse de, asıl tetikleyicinin piyasa dinamiklerindeki psikolojik kırılma ve trend değişimleri olduğu ifade ediliyor.

ALTIN FONLARINDAN (ETF) NE KADAR PARA ÇIKTI?

Altın piyasasındaki düşüş trendini hızlandıran en önemli gelişmelerden biri de küresel altın ETF'lerinden (Borsa Yatırım Fonları) yaşanan devasa para çıkışları oldu. Mart ayı verilerine göre, bu fonlardan toplam 12 milyar dolarlık bir çıkış gerçekleşti ve bu rakam fiziksel olarak yaklaşık 84 ton altına tekabül ediyor. Bölgesel bazda incelendiğinde, Kuzey Amerika pazarından 14 milyar dolarlık devasa bir çıkış yaşanırken, Avrupa'da bu rakam 0,1 milyar dolar seviyesinde sınırlı kaldı. Buna karşılık Asya piyasalarındaki yatırımcıların bu sert fiyat düşüşünü bir alım fırsatı olarak değerlendirmesi ve fonlara 1,9 milyar dolarlık giriş yapması büyük dikkat çekti. Asya'dan gelen bu güçlü talep, küresel altın piyasasının tamamen negatif bir görünüme teslim olmadığını ve dipten alım iştahının sürdüğünü kanıtlıyor.

Beykoz'da ters yön tartışması! Erkek sürücü uyardı, kadın sürücü küfür etti
Beykoz'da ters yön tartışması! Erkek sürücü uyardı, kadın sürücü küfür etti
İçeriği Görüntüle

ALTIN UZUN VADEDE YÜKSELİR Mİ?

COMEX tarafında yönetilen fonların net uzun pozisyonlarında mart ayında yaşanan 2 milyar dolarlık azalmaya rağmen, piyasadaki uzun pozisyon ağırlığının korunması yatırımcıların geleceğe dair umutlarını taze tutuyor. Her ne kadar mart ayı altın yatırımcısı için sert bir düzeltme hareketi olarak kayıtlara geçse de, değerli metal yıl genelindeki performansına bakıldığında halen artı bölgede kalmayı başarıyor. Bu tablo, altındaki uzun vadeli yükseliş trendinin henüz bozulmadığına işaret ediyor. Uzman değerlendirmelerine göre, önümüzdeki dönemde küresel merkez bankalarının faiz politikaları, ABD dolarının uluslararası piyasalardaki seyri ve küresel çapta yaşanabilecek jeopolitik gelişmeler altının yönünü belirleyecek ana unsurlar olacak. Kısa vadeli sarsıntılar yaşansa da, büyük resimde altına olan yatırımcı ilgisinin tamamen ortadan kalkmadığı ve güvenli liman beklentisinin canlılığını koruduğu net bir şekilde görülüyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ