Dünya petrol ticaretini Türkinform’a değerlendiren ekonomi ve dış politika uzmanları, Hürmüz Boğazının günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol sevkiyatına ev sahipliği yaptığına işaret ediyor. Dünya petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sini oluşturan bu sevkiyat, başta Suudi Arabistan olmak üzere Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Irak ve Katar gibi büyük üreticilerin ihracatının önemli bölümünü oluşturuyor.
VARİL FİYATI ARTACAK
Hürmüz Boğazı’nın uzun süreli kapanmasıyla başta Brent petrol olmak üzere, uluslararası fiyatlarda yukarı yönlü hareketlerin görüleceğini belirten uzmanlar, kısa süreli bir askeri gerilimin bile fiyatları katlamasına yol açacağına işaret ediyor. Hal böyleyken uzun süreli bir tam kapanmanın petrol fiyatlarında sert ve kalıcı bir yükselişe neden olacağı uyarısı yapılıyor.
Bazı dış politika ve enerji uzmanları ise arzın ciddi biçimde kesintiye uğraması halinde, petrolün varil fiyatının üç haneli seviyelere çıkabileceği yani 100-120 dolar bandına yükselebileceğini dile getiriyor.
Bu arada, ABD ve müttefik donanmalarının bölgedeki varlığının önemine dikkat çeken uzmanlar, bu durumu, boğazın tamamen kapanmasını zorlaştıran bir faktör olarak görüyor. Bununla birlikte OPEC ülkelerinde üretimin artırılması ve stratejik petrol rezervlerinin devreye sokulmasıyla fiyat dengesinin sağlanabileceği görüşü dile getiriliyor.
İRAN KENDİ AYAĞINA SIKAR
Bu arada uzmanlar, Hürmüz Boğazı’nın uzun süreli tamamen kapatılmasının İran açısından da ekonomik bedel doğuracağını vurguluyor. İran’ın kendi petrol ihracatı da büyük ölçüde bu güzergahtan geçtiği için Tahran’ın böyle bir adımı genellikle “yüksek tansiyonlu bir caydırıcılık aracı” olarak kullandığı da bilinen bir gerçek olarak ifade ediliyor.
BOĞAZIN AÇIK KALMASI BİRİNCİ ÖNCELİK
Hürmüz Boğazı’na yönelik her askeri ya da siyasi hamlenin küresel piyasalar için bir kırılma olacağını kaydeden uzmanlar, küresel piyasaların rahatlaması için Boğaz’ın açık kalması gerektiği uyarısında bulunuyor.
Uzmanlar, gerilimin diplomatik kanallarla çözülememesi halinde, enerji piyasalarındaki sert dalgalanmaları engellemek için Boğaz’a yönelik askeri bir müdahalenin olabileceği ihtimaline de işaret ediyor.




