Dünyanın en büyük iki ekonomisinin liderleri Donald Trump ve Şi Cinping arasındaki zirvenin şifrelerini çözen Şark, iş dünyasının ve piyasaların bu ziyaretten çıkacak sonuçlara kilitlendiğini belirtti.
Ziyaretin zamanlamasına ve heyetteki isimlere dikkat çeken Yusuf Şark, bu hamlenin sadece siyasi değil, derin bir ekonomik ajandaya sahip olduğunu vurguladı.
TİCARET SAVAŞLARINDAN UZLAŞI ARAYIŞINA KESKİN DÖNÜŞ
Trump’ın ilk başkanlık dönemindeki agresif gümrük vergileri ve korumacı politikalarının aksine, bu kez masada daha pragmatik bir yaklaşım olduğunu ifade eden KİP Genel Başkanı Yusuf Şark, Türkinform'a yaptığı özel açıklamada şunları söyledi:
‘’Trump’ın ilk döneminde Çin’e karşı yürütülen ticaret savaşları ve yaptırımlar küresel tedarik zincirlerini ciddi şekilde sarsmıştı. Ancak bugün karşımızda daha farklı bir tablo var. Jeopolitik risklerin, özellikle İran eksenli gelişmelerin küresel enerji maliyetlerini tırmandırdığı bir dönemden geçiyoruz. ABD, piyasaları daha fazla sarsacak yeni bir ticaret savaşı cephesi açmak istemiyor. Basına yansıyan bilgilere baktığımızda, bu ziyaretin ABD'nin Çin’i tamamen çevreleme politikasından ziyade, 'kazan-kazan' ilkesine dayalı yeni bir ticari denge kurma arayışı olduğunu görüyoruz. Küresel ekonomi için bu, gerilimin azaldığı bir ateşkes dönemi anlamına gelebilir."
TEKNOLOJİ VE FİNANS DEVLERİNİN PEKİN ÇIKARMASI NE ANLAMA GELİYOR?
Trump’ın Pekin seyahatinde kendisine eşlik eden dev iş insanı heyetinin önemine değinen Şark, ekonomi diplomasisinin en üst düzeyde yürütüldüğünü belirtti. Apple’dan Tim Cook, Tesla’dan Elon Musk, BlackRock’tan Larry Fink ve Goldman Sachs’tan David Solomon gibi isimlerin heyette yer almasını yorumlayan KİP Başkanı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Amerikan teknoloji, finans ve havacılık devlerinin CEO’larının Trump’la birlikte Çin’de boy göstermesi, Washington’ın reel sektörü koruma ve yeni pazar anlaşmaları zeminini sağlama alma isteğinin en net kanıtıdır. Yapay zeka, çip arzı, nadir toprak elementleri ve karşılıklı gümrük tarifeleri bu görüşmelerin merkezinde yer alıyor. Çin’in reform ve dışa açılma sürecine Amerikan şirketlerinin bu denli devasa ağırlıkla dahil olması, iki dev arasındaki ekonomik bağların koparılamayacak kadar derin olduğunu gösteriyor. Buradan çıkacak satın alma ve yatırım mutabakatları, küresel piyasalarda beklenen bahar havasını tetikleyebilir."
KÜRESEL ENERJİ KRİZİ VE JEOPOLİTİK BASKILARIN GÖLGESİNDE BİR ZİRVE
Yusuf Şark, ekonomik uzlaşı arayışlarının arkasında yatan en büyük itici gücün küresel jeopolitik krizler olduğunu ifade etti. Türkinform aracılığıyla dünya ekonomisindeki enerji denklemine dikkat çeken Şark, şu analizi paylaştı:
"Orta Doğu’daki sıcak gündem ve enerji koridorlarındaki riskler, ham madde maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Çin’in İran ile olan enerji bağları ve Washington’ın Tahran üzerindeki baskı politikası masadaki en hassas denge unsurudur. Trump, küresel enflasyonu tetikleyecek yeni bir emtia krizinin önüne geçmek adına Çin ile ticari pazarlıklarda el yükseltirken, jeopolitik riskleri de bu pazarlığın bir parçası haline getiriyor. Eğer Pekin ve Washington yapay zeka, tarım ve enerji başlıklarında kalıcı bir uzlaşı sağlarsa, bu durum küresel enflasyon baskısının hafiflemesine ve gelişmekte olan piyasaların rahat nefes almasına yol açacaktır."
TÜRKİYE VE GELİŞMEKTE OLAN PİYASALAR İÇİN YENİ FIRSATLAR
Röportajın sonunda bu dev zirvenin Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere yönelik yansımalarını da değerlendiren Kalkınma İş Dünyası Platformu (KİP) Genel Başkanı Yusuf Şark, küresel risk iştahının artmasının önemini vurguladı:
"Dünyanın iki lokomotif ekonomisi karşı karşıya geldiğinde bundan tüm dünya zarar görüyor; ancak iş birliği yaptıklarında küresel ticaret hacmi büyüyecektir. Trump ve Şi Cinping’in istikrarlı bir iletişim kanalı açması, küresel piyasalardaki belirsizlik bulutlarını dağıtacaktır. Yatırımcı güveninin geri gelmesiyle birlikte, Türkiye gibi stratejik konuma ve güçlü üretim altyapısına sahip ülkeler, yeni dönemde tedarik zincirlerinin yeniden yapılanmasından ve canlanan küresel sermaye akışından olumlu yönde etkilenecektir. KİP olarak, bu yeni küresel ticaret mimarisini yakından takip ediyor ve iş dünyamızı bu dinamik değişime hazırlıyoruz."





