Boşanma davalarında WhatsApp yazışmaları, ekran görüntüleri ve ses kayıtları sıkça delil olarak gündeme gelirken, bu tür dijital verilerin mahkemede her durumda geçerli kabul edilmediği belirtiliyor. Konuya ilişkin Avukat Yasin Girgin, Türkinform’a yaptığı açıklamada hangi noktalara dikkat edilmesi gerektiğini açıkladı.

Ömer Çelik'ten SDG mesajı: “Önemli bir eşik geçildi”
Ömer Çelik'ten SDG mesajı: “Önemli bir eşik geçildi”
İçeriği Görüntüle

Girgin, WhatsApp yazışmaları, ekran görüntüleri, fotoğraflar ve benzeri dijital verilerin olayın ispatına katkı sağlayabilecek deliller arasında yer alabileceğini belirtti. Ancak bu verilerin elde edilme yönteminin büyük önem taşıdığına dikkat çekti.

“DELİLİN NASIL ELDE EDİLDİĞİ DE ÖNEMLİ”

Bir kişinin telefonunun gizlice ele geçirilmesi, şifresinin kırılması, hesabına izinsiz girilmesi veya özel yazışmalarının hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmesinin farklı değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Girgin, “Burada en önemli ayrım, delilin hukuka uygun şekilde elde edilip edilmediğidir” dedi.

Girgin, dijital verilerin tek başına değerlendirilmesinden ziyade, elde edilme biçiminin de mahkeme açısından önem taşıdığını vurguladı.

GİZLİ SES KAYITLARINDA İSTİSNAİ DURUMLAR BULUNUYOR

Ses kayıtları konusunda da benzer bir değerlendirme yapılması gerektiğini belirten Girgin, gizli şekilde alınan her ses kaydının otomatik olarak hukuka aykırı kabul edilemeyeceğini söyledi.

Bazı istisnai durumlarda farklı bir hukuki değerlendirme yapılabileceğine işaret eden Girgin, özellikle kişinin kendisine veya yakınlarına yönelik gerçekleşen bir saldırının ya da haksız eylemin başka türlü ispatlanmasının mümkün olmadığı durumlara dikkat çekti.

Girgin, “Her gizli ses kaydı otomatik olarak hukuka aykırıdır veya her durumda geçerlidir demek doğru değildir” ifadelerini kullandı.

“ELİMDE KAYIT VAR, KESİN KAZANIRIM DİYE DÜŞÜNMEYİN”

Vatandaşlara deliller konusunda temkinli davranmaları çağrısında bulunan Girgin, yalnızca bir WhatsApp yazışmasına, ekran görüntüsüne veya ses kaydına sahip olmanın davanın kesinlikle kazanılacağı anlamına gelmediğini belirtti.

Girgin, “Delilin içeriği kadar nasıl elde edildiği de önemlidir” diyerek, özellikle boşanma ve aile hukuku uyuşmazlıklarında dijital delillerin hukuki niteliğinin somut olayın koşullarına göre değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Muhabir: Yalçın Taşbaşı