Cinsel istismar ve insan ticareti suçlamalarıyla dünya gündemine damga vuran Jeffrey Epstein dosyasında yeni gelişmeler yaşanıyor. Fransa’da yürütülen soruşturmada, daha önce bilinmeyen mağdurların ortaya çıktığı açıklandı.
Paris Cumhuriyet Savcısı Laure Beccuau, ABD’de yayımlanan milyonlarca Epstein belgesinin ardından başlatılan geniş kapsamlı soruşturmaya ilişkin dikkat çeken bilgiler paylaştı.
20 MAĞDUR TESPİT EDİLDİ
RTL radyosu ve Public Senat kanalında yayımlanan Grand Jury programına katılan Savcı Beccuau, Epstein’in Fransa bağlantısına ilişkin yürütülen “insan ticareti” soruşturmasında yaklaşık 20 mağdurun tespit edildiğini söyledi.
Savcı, bu kişilerden yaklaşık 10’unun daha önce soruşturmalarda adı geçmeyen yeni mağdurlar olduğunu belirtti.
MANKEN AJANSLARI MERCEK ALTINDA
Beccuau, mağdurların önemli bölümünün adı Epstein belgelerinde geçen eski manken ajansı yöneticileri Jean-Luc Brunel ve Gerald Marie ile bağlantılı olduğunu ifade etti.
Soruşturma kapsamında bazı mağdurların yurt dışında bulunduğunu kaydeden savcı, uluslararası adli yardım taleplerinin devreye sokulduğunu açıkladı.
Fransız yargısı, Epstein ağıyla bağlantılı olduğu öne sürülen organizasyonların Avrupa’daki faaliyetlerini de incelemeye devam ediyor.
EPSTEIN BELGELERİ DÜNYA GÜNDEMİNİ SARSMIŞTI
ABD Adalet Bakanlığı’nın ocak ayında kamuoyuyla paylaştığı Epstein belgeleri büyük yankı uyandırmıştı. Dosyalarda siyaset, iş dünyası ve eğlence sektöründen çok sayıda tanınmış ismin adının geçmesi dikkat çekmişti.
Belgelerde adı geçen kişiler arasında eski İngiliz Prensi Prince Andrew, ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, oyuncu Kevin Spacey ve illüzyonist David Copperfield gibi isimler bulunuyordu.
EPSTEIN 2019’DA HAPİSHANEDE ÖLÜ BULUNMUŞTU
Jeffrey Epstein, 18 yaş altındaki kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamalarıyla yargılanırken 2019 yılında New York’taki cezaevindeki hücresinde ölü bulunmuştu.
Federal Bureau of Investigation ile ABD Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen incelemelerde Epstein’in ölümünün intihar olduğu açıklanmış, kamuoyunda ortaya atılan “örtbas” iddialarına ilişkin somut kanıta ulaşılamadığı belirtilmişti.







