Avrupa siyasetinin en önemli platformlarından biri haline gelen Avrupa Siyasi Topluluğu’nun sekizinci toplantısı, bu kez Ermenistan’ın başkenti Erivan’da düzenleniyor. 4 Mayıs’ta gerçekleşecek zirveye, Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin yanı sıra Türkiye’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda ülkenin lideri davet edildi. Toplamda 48 devlet ve hükümet başkanının katılması beklenen toplantı, son yılların en geniş katılımlı diplomatik buluşmalarından biri olarak öne çıkıyor. Zirveye Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Antonio Costa ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan eş başkanlık edecek. “Geleceği İnşa Etmek: Avrupa’da Birlik ve İstikrar” temasıyla yapılacak toplantı, kıtanın siyasi ve ekonomik yönünü belirleyecek başlıkları gündeme taşıyacak.
TÜRKİYE’YE DAVET
Zirvenin en dikkat çeken başlıklarından biri ise Türkiye’ye yapılan davet oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce Avrupa Siyasi Topluluğu toplantılarına katıldığı bilinirken, Erivan’daki zirveye katılımın nasıl olacağı henüz netleşmiş değil. Bu durum, diplomasi kulislerinde “Türkiye-Ermenistan ilişkileri açısından yeni bir sayfa mı açılıyor?” sorusunu da beraberinde getirdi. Özellikle iki ülke arasında son dönemde yürütülen normalleşme süreci göz önüne alındığında, bu davet sembolik olduğu kadar stratejik bir anlam da taşıyor.
KÜRESEL DENGELER KONUŞULACAK
Toplantının gündemi oldukça yoğun. Demokratik dayanıklılık, enerji güvenliği, ekonomik iş birliği ve bölgesel istikrar gibi başlıklar zirvenin ana eksenini oluşturuyor. Avrupa’nın son yıllarda karşı karşıya kaldığı krizler, liderleri ortak çözümler üretmeye zorlarken, bu zirve de bu arayışın en somut platformlarından biri olarak görülüyor. Öte yandan bu toplantıyı farklı kılan bir diğer detay ise Kanada’nın özel davetli olarak yer alacak olması. Avrupa kıtası dışından bir liderin ilk kez katılacak olması, zirvenin artık sadece bölgesel değil küresel bir nitelik kazandığını gösteriyor.
JEOPOLİTİK DÖNÜM NOKTASI
Zirvenin zamanlaması da dikkat çekici. Dünya genelinde jeopolitik dengelerin hızla değiştiği, enerji ve güvenlik politikalarının yeniden şekillendiği bir dönemde gerçekleşecek bu toplantı, alınacak kararlarla sadece Avrupa’yı değil, çevre bölgeleri de doğrudan etkileyebilir. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası oluşan yeni dengeler, enerji hatları ve ekonomik iş birlikleri gibi konuların masada olması bekleniyor. Bu nedenle Erivan’daki zirve, sadece bir diplomatik buluşma değil; geleceğe yön verecek stratejik kararların alınabileceği kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.
NORMALLEŞME SÜRECİNE YENİ BİR KAPI MI?
Türkiye ile Ermenistan arasında son yıllarda zaman zaman hızlanan normalleşme adımları, bu zirveyle birlikte yeniden gündemin üst sıralarına taşındı. Avrupa Birliği de bu süreci desteklediğini açıkça ifade ederken, zirvenin iki ülke arasındaki ilişkiler açısından yeni bir diyalog zemini oluşturabileceği yorumları yapılıyor. Ancak tüm gözler şimdi Ankara’dan gelecek kararda. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın zirveye katılıp katılmayacağı, sadece bir diplomatik tercih değil; aynı zamanda bölgesel politikaların yönünü etkileyebilecek önemli bir adım olarak görülüyor.
GÖZLER ERİVAN’DA
Erivan’da yapılacak bu kritik buluşma, Avrupa’nın geleceği kadar Türkiye’nin bölgesel rolü açısından da yakından izleniyor. 48 liderin aynı masada buluşacağı zirvede alınacak kararların; enerji piyasalarından uluslararası ilişkilere kadar geniş bir etki alanı oluşturması bekleniyor. Kısacası, bu davet yalnızca bir zirve çağrısı değil… Aynı zamanda değişen dünya düzeninde yeni dengelerin kurulacağı bir sahnenin kapısını aralıyor. Türkiye’nin bu sahnedeki konumu ise önümüzdeki günlerde netleşecek.





