Estetik ve medikal güzellik uygulamalarına olan ilginin her geçen gün arttığı günümüzde, dolgu ve botoks işlemleri en çok tercih edilen yöntemlerin başında geliyor. Yaşlanma belirtilerini azaltmak, yüz hatlarını belirginleştirmek ve daha genç bir görünüm elde etmek isteyen birçok kişi bu uygulamalara yönelirken, işlemlerin sağladığı hızlı ve etkili sonuçlar da popülerliğini artırıyor.

DOLGU VE BOTOKSUN CİLDE ETKİLERİ

Cerrahi müdahaleye gerek kalmadan kısa sürede uygulanabilmesi, iyileşme sürecinin hızlı olması ve doğal görünüme katkı sağlaması, dolgu ve botoksu estetik dünyasında öne çıkaran en önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Sigara ve tütüne sıkı düzenleme geliyor! Bakan Memişoğlu açıkladı
Sigara ve tütüne sıkı düzenleme geliyor! Bakan Memişoğlu açıkladı
İçeriği Görüntüle

HERHANGİ BİR ZARARI VAR MI? UZMANINDAN AÇIKLAMA GELDİ

Peki, Dolgu ve botoksun uzun vadede cilt üzerinde bir etkisi var mı? Dolgu ve botoks cilde zarar veriyor mu? Güzellik Uzmanı Mithat Avcıl, Türkinform’dan Ecem Çetin’e değerlendirmelerde bulundu.

“VÜCUTTAN ATILIR ZARARI OLMAZ”

Mithat Avcıl, “Botoks, genellikle güvenli kabul edilen bir kozmetik işlem olsa da, cilt üzerinde geçici yan etkiler ve uzun süreli kullanımda bazı potansiyel değişimler yaratabilir. Botoksun cilt üzerindeki etkileri genellikle geçicidir ve 4-6 ay içinde vücuttan atılır” dedi.

Güzellik Uzmanı Mithat Avcıl, dolgu maddesinin de aynı şekilde zaman içinde vücuttan atıldığını ve bunun cilde zarar vermediğini aktardı.

UZMANLAR NE DİYOR?

Uzmanlar, dolgu ve botoks uygulamalarının uzun vadede cilt üzerindeki etkilerinin, kullanılan ürünün türüne, uygulama sıklığına ve işlemi yapan uzmanın deneyimine bağlı olarak değiştiğini ifade etti.

Doğru endikasyonla, uygun ürünle ve deneyimli uzmanlar tarafından yapılan botoks ve dolgu uygulamalarının uzun vadede cilt için genellikle güvenli kabul edildiğini ve hatta yaşlanma belirtilerini geciktirici etkiler gösterebildiğini aktaran uzmanlar, ancak bilinçsiz ve kontrolsüz uygulamaların estetik açıdan olumsuz sonuçlar doğurabildiğini kaydederek, bu nedenle kişiye özel planlama ve tıbbi değerlendirmenin büyük önem taşıdığını belirtti.

Muhabir: ECEM ÇETİN