Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) yasasının yürürlüğe girmesinin ardından, kıl payı farkla bu hakkı kaçıran milyonlarca vatandaş için yeni bir umut kapısı aranıyor. Özellikle 9 Eylül 1999 ile 2008 yılları arasında ilk kez sigortalı olan çalışanlar, adil bir emeklilik sistemi talebiyle kademeli emeklilik düzenlemesinin hayata geçirilmesini bekliyor. Sosyal medyada ve çeşitli platformlarda seslerini duyurmaya çalışan sigortalılar, yaş sınırına takılmadan, prim gün sayılarına göre aşamalı bir emeklilik hakkı talep ediyor. 2026 yılı itibarıyla çalışma hayatının en sıcak başlıklarından biri olan bu konu, milyonlarca ailenin geleceklik planlarını doğrudan etkiliyor.
KADEMELİ EMEKLİLİK ÇIKACAK MI SON DAKİKA?
Kademeli emeklilik yasasının çıkıp çıkmayacağı, EYT kapsamı dışında kalan milyonlarca sigortalı çalışanın en çok araştırdığı konuların başında geliyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, yakın zamanda yaptığı açıklamalarda şu an için masada böyle bir düzenleme olmadığını ve mevcut emeklilik sisteminde bir değişiklik planlamadıklarını ifade etmişti. Ancak, 1999 sonrası sigorta girişli olan vatandaşların kurduğu dernekler ve sivil toplum kuruluşları, bu konudaki mağduriyetin giderilmesi için yoğun bir kamuoyu baskısı oluşturmaya devam ediyor. Resmi kanun teklifleri zaman zaman TBMM gündemine taşınsa da, hükümet kanadından net bir yasal adım atılmış değil. Beklentiler, önümüzdeki süreçte siyasi ve ekonomik konjonktüre bağlı olarak konunun yeniden değerlendirilebileceği yönünde yoğunlaşıyor.
2000 VE 2008 SONRASI SİGORTALILARI KAPSAYAN KADEMELİ EMEKLİLİK ŞARTLARI NELER?
Kamuoyunda tartışılan ve taslak olarak sunulan kademeli emeklilik modeli, 8 Eylül 1999 sonrası ile 2008 yılına kadar olan dönemde SGK girişi yapılan çalışanları kapsıyor. Bu sistemin temel amacı, bir gün veya birkaç ay farkla EYT'yi kaçıran vatandaşların 15 ila 17 yıl daha fazla çalışmak zorunda kalmasını engellemek. Talep edilen düzenlemeye göre, sigorta başlangıç yılına bağlı olarak kadınlarda 43, erkeklerde ise 45 yaşından başlamak üzere kademeli bir yaş skalası oluşturulması öngörülüyor. Prim gün sayılarının ise 6250 ile 7000 gün arasında değişmesi talep ediliyor. Böylece, 2000 yılında işe giren bir kişi ile 2008 yılında işe giren bir kişinin emeklilik şartları, adil bir geçiş süreciyle kademelendirilmiş olacak. Ancak bu şartların yasalaşması için resmi bir torba yasa teklifinin Meclis'ten geçmesi ve Resmi Gazete'de yayımlanması gerekiyor.
3600 GÜNDEN KISMİ EMEKLİLİK YAŞ ŞARTI DÜŞECEK Mİ?
Kısmi emeklilik, belirli bir yaşa gelmiş ancak tam emeklilik için yeterli prim gün sayısını dolduramamış vatandaşlara tanınan hayati bir haktır. 8 Eylül 1999 öncesi sigorta girişliler için 3600 prim günüyle kısmi emeklilik hakkı bulunurken, kadınlarda 58, erkeklerde ise 60 olan yaş şartı birçok çalışanı zorluyor. İleri yaşlarda iş bulmakta zorlanan, kronik sağlık sorunları yaşayan ancak malulen emeklilik şartlarını da taşımayan vatandaşlar, 3600 gün kısmi emeklilikte yaş şartının esnetilmesini veya tamamen kaldırılmasını talep ediyor. Özellikle kadın çalışanlar için geçmişte 50 olan yaş sınırının 58'e çıkarılması, kamuoyunda sıkça eleştirilen konular arasında yer alıyor. Şu anki yasal mevzuata göre yaş şartlarında herhangi bir indirim veya değişiklik öngörülmüyor. Uzmanlar, olası bir sosyal güvenlik reformunda kısmi emeklilik şartlarının yeniden gözden geçirilebileceğini ancak kısa vadede bir yasa değişikliği beklenmediğini belirtiyor.
KADEMELİ EMEKLİLİK TABLOSU NASIL OLACAK?
Olası bir kademeli emeklilik düzenlemesinin hayata geçmesi durumunda, sigortalılık başlangıç tarihine göre özel bir tablo oluşturulması bekleniyor. Bu tabloda, 1999, 2000, 2001, 2002 ve takip eden yıllarda iş hayatına atılanlar için yaş ve prim günü kademe kademe artacak. Örneğin, 1999 yılının son aylarında SGK girişi olan bir çalışan daha düşük yaş ve prim şartına tabi olurken, 2008 yılına yaklaştıkça bu şartlar kademeli olarak yükselecek. Sistem, EYT'deki gibi yaş şartsız anında emeklilik yerine, mağduriyeti minimize edecek yumuşak bir geçiş sağlamayı hedefliyor. Borçlanma imkanı bulunmayan veya prim gününü doldurmakta zorlanan milyonlarca çalışan, hükümetin bu tabloyu resmi olarak onaylayıp yürürlüğe koyacağı günü umutla beklemeye devam ediyor.





