Faşist kelimesi, teknik olarak faşizm ideolojisini benimseyen, bu doktrinin ilkelerini savunan ve uygulayan kişileri tanımlamak için kullanılır. Siyaset bilimi literatüründe faşist; aşırı milliyetçi, devlet otoritesini kutsallaştıran, militarist ve antidemokratik görüşlere sahip bireydir.
Ancak günümüzde bu terim, anlam genişlemesine uğrayarak günlük dilde daha farklı bir boyut kazanmıştır. Halk arasında ve siyasi polemiklerde "faşist" ifadesi, genellikle şu özelliklere sahip kişiler için bir sıfat olarak kullanılır:
-
Kendi görüşü dışındaki fikirlere tahammül edemeyenler.
-
Baskıcı ve dayatmacı bir tutum sergileyenler.
-
Zorbalıkla veya güç kullanarak başkalarını kontrol etmeye çalışanlar.
-
Ayrımcı ve ötekileştirici dil kullananlar.
Bu bağlamda, terimin akademik tanımı ile sokaktaki kullanımı arasında farklar bulunsa da, temelinde "baskıcılık ve hoşgörüsüzlük" yatmaktadır.
FAŞİZMİN TEMEL ÖZELLİKLERİ NELERDİR?
Faşist ideolojinin ve rejimlerin ayırt edici belirli özellikleri bulunmaktadır. Tarihsel örnekler incelendiğinde, faşizmin temel karakteristikleri şu şekilde sıralanabilir:
-
Aşırı Milliyetçilik: Ulusun yüceltilmesi ve sürekli bir "yeniden doğuş" efsanesi üzerinden kitlelerin mobilize edilmesi.
-
Lider Kültü: Karizmatik, yanılmaz ve mutlak güce sahip bir liderin (Führer, Duce vb.) varlığı ve bu lidere sorgusuz itaat.
-
Totaliter Devlet Yapısı: Devletin, bireyin özel hayatı dahil olmak üzere toplumsal yaşamın her alanını kontrol etmesi.
-
Militarizm: Askeri değerlerin, şiddetin ve savaşın yüceltilmesi; barışın zayıflık olarak görülmesi.
-
Muhalefetin Bastırılması: Farklı siyasi partilerin, sendikaların ve sivil toplum kuruluşlarının yasaklanması; basına sansür uygulanması.
-
Hiyerarşi ve Disiplin: Toplumun katı bir hiyerarşi içinde yönetilmesi ve emirlere mutlak itaat beklenmesi.
-
Ekonomik Kontrol: Özel mülkiyetin varlığına izin verilse de, ekonominin devletin hedefleri doğrultusunda yönlendirilmesi (Korporatizm).
FAŞİZM TARİHTE İLK KEZ NEREDE ORTAYA ÇIKTI?
Faşizm, bir siyasi hareket olarak ilk kez I. Dünya Savaşı'nın yarattığı yıkım ve kaos ortamında İtalya'da ortaya çıkmıştır. Savaşın getirdiği ekonomik kriz, işsizlik ve toplumsal huzursuzluk, radikal çözümler vadeden hareketlerin güçlenmesine zemin hazırlamıştır.
Benito Mussolini önderliğinde 1919 yılında kurulan "Fasci di Combattimento" (Mücadele Birlikleri), bu ideolojinin ilk örgütlü halidir. Mussolini ve takipçileri (Kara Gömlekliler), 1922 yılında gerçekleştirdikleri "Roma Yürüyüşü" ile iktidarı ele geçirmiş ve İtalya'da faşist bir rejim kurmuşlardır. İtalya'daki bu model, daha sonra Almanya'da Adolf Hitler'in Nasyonal Sosyalizmi (Nazizm) ve İspanya'da Francisco Franco'nun Falanjizmi gibi diğer otoriter rejimlere de ilham kaynağı olmuştur.




