Yazısında Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlık görevinden ayrıldıktan sonra Ankara’da kullandığı ofislere değinen Altaylı, bu giderlerin nasıl karşılandığının kamuoyuna açıklanması gerektiğini savundu.
Altaylı, yalnızca emekli maaşı bulunan bir kişinin iki lüks ofis, makam araçları ve çalışan giderlerini nasıl karşıladığının netleştirilmesi gerektiğini ileri sürdü.
“YANIT VERİLMESİ GEREKEN SORULAR VAR”
Yazısında söz konusu harcamaların finansmanına ilişkin soru işaretleri bulunduğunu belirten Altaylı, bu giderlerin kim tarafından karşılandığının açıklanmasının önem taşıdığını ifade etti.
GÜNDEM ELEŞTİRİSİ
Altaylı, yazısında ayrıca Kılıçdaroğlu’nun ülke ve dünya gündemini yeterince takip etmediğini öne sürerek, siyasi liderlerin güncel gelişmeleri yakından izlemesi gerektiğini savundu.
Yazı, siyaset gündeminde yeni bir tartışmanın fitilini ateşlerken, gözler Kılıçdaroğlu cephesinden gelecek olası açıklamalara çevrildi.
Fatih Altaylı'nın yazısından öne çıkanlar şöyle:
“Kılıçdaroğlu kul hakkı yemediğini iddia ediyor. Kul hakkı dediğin şey ille de maddi olmak zorunda değildir hatta manevi kul hakkı çok daha ağır bir yüktür ve Kılıçdaroğlu yıllardır yediği kul haklarına bir yenisini daha ekleyerek “yeme” konusunda artık rakipsizdir.
CHP’nin genel başkanı olarak İhsanoğlu’nu aday yapması kul hakkı değil midir! Referandumda mühürsüz, imzasız oyları itirazsız kabul etmesi kul hakkı değil midir! Muharrem İnce’yi aday yapıp arkasında durmaması ve neredeyse seçilmemesi için çaba göstermesi kul hakkı değil midir! Kazanamayacağını bile bile kendini aday yapması kul hakkı değil midir!
Dün yanında en yakını olanlara bugün utanmadan, haya etmeden FETÖ’cü demesi kul hakkı değil midir! En hırsız belediye başkanlarını yanında gezdirip, hakkında hiçbir mahkumiyet olmayan insanlara hırsız deme cüretini göstermesi kul hakkı değil midir!
Sadece bir emekli maaşı olmasına rağmen, iki yıldır kaynağını açıklayamadığı bir şekilde iki lüks ofis, lüks makam araçları, onlarca çalışanın maaşlarını kul hakkı değilse hangi hakla ödemektedir? Eğer birileri onun adına ödüyorsa bunu babalarının hayrına mı yapıyorlar sorusunun yanıtı verilmelidir!
Bir de “Kemal Bey sosyal medyaya bakmaz, haber izlemez, gazeteleri okumaz” diye bir geyik var. Yani diyorlar ki, siz ne derseniz deyip onun kulağına gitmez. Ulan böyle lider mi olur, lider olmadığını zaten biliyoruz da, böyle siyasetçi mi olur! Okumuyor, izlemiyor, görmüyor, duymuyor. Peki toplumun sorunlarından, dünyadaki ve Türkiye’deki gelişmelerden nasıl haberi oluyor! Bu kafa ile mi Türkiye’yi yönetmeye talipti bu, bu kafayla mı muhalefet yapacak. Böyle bir aymazlığa mı kaldı Türkiye’nin ana muhalefeti olmak."





