ABD ile İran arasında tırmanan gerilim ve Hürmüz Boğazı hattındaki riskler, küresel dengeleri sarsarken, bu sürecin en az konuşulan ancak en fazla etkilenen taraflarından biri Avrupa oldu. Uzmanlara göre kıta, savaşın doğrudan tarafı olmamasına rağmen ekonomik ve stratejik anlamda “sessiz kaybeden” konumuna doğru ilerliyor.

ENERJİ BAĞIMLILIĞI AVRUPA’YI VURUYOR

Avrupa ülkeleri, enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü dış kaynaklardan karşılıyor. Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek en küçük aksama bile petrol ve doğalgaz fiyatlarını yukarı çekerek Avrupa ekonomileri üzerinde doğrudan baskı oluşturuyor.

Hürmüz Boğazı’ndaki aksama nedeniyle artan petrol fiyatları sanayi üretimi, elektrik, ısınma ve enflasyon verilerini tetikleyerek Avrupa ekonomilerinde baskı oluşturuyor.

Almanya aşırı sıcaklara esir: 13 kişi hayatını kaybetti, orman yangınları başladı
Almanya aşırı sıcaklara esir: 13 kişi hayatını kaybetti, orman yangınları başladı
İçeriği Görüntüle

SANAYİ VE REKABET GÜCÜ ZAYIFLIYOR

Enerji fiyatlarındaki yükseliş, özellikle Almanya ve Fransa gibi sanayi odaklı ekonomiler için ciddi bir risk oluşturuyor. Üretim maliyetlerinin artması, Avrupa’nın küresel rekabet gücünü zayıflatırken, bazı sektörlerde üretimin daha ucuz bölgelere kaydırılması ihtimali de gündeme geliyor.

Uluslararası medya kuruluşlarına konuyu değerlendiren uzmanlar, bu sürecin uzaması halinde Avrupa’nın sanayi yapısını kalıcı şekilde etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.

ABD’YE BAĞIMLILIK ARTIYOR

Krizin bir diğer önemli sonucu ise Avrupa’nın güvenlik ve enerji alanında ABD’ye olan bağımlılığının artması olarak öne çıkıyor. Bu durum, Avrupa’nın stratejik özerklik hedeflerini zora sokarken, kıtanın küresel krizlerde bağımsız hareket etme kapasitesini de olumsuz etki ediyor.

Avrupa, sahada savaşan taraflar arasında yer almasa da, ekonomik maliyetler, enerji krizi ve artan jeopolitik bağımlılık nedeniyle sürecin en fazla etkilenen aktörlerinden biri olduğu belirtiliyor.

Muhabir: Yalçın Taşbaşı