Avrupa Birliği (AB) ile İsrail arasında 2000 yılında yürürlüğe giren Ortaklık Anlaşması, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonları nedeniyle incelemeye alındı. Süreci değerlendiren Filistin’in Viyana Büyükelçisi Salah Abdel Şafi, AB'nin kendi raporlarında İsrail’in anlaşma şartlarını ihlal ettiğini kabul ettiğini hatırlatarak, anlaşmanın askıya alınması gerektiğini söyledi.
“Anlaşmayı Askıya Almamak Çifte Standart Olur”
Şafi: “AB, ihlali kabul ediyor ancak anlaşmayı sürdürüyor.”
Filistin’in Viyana Büyükelçisi Şafi, Avrupa Birliği'nin, İsrail’in insan haklarına ve uluslararası hukuka uymadığı yönündeki tespitlerine rağmen Ortaklık Anlaşması'nı askıya almamasını eleştirdi. Şafi, "Bir ülkenin yükümlülüklerini ihlal ettiğini belirtip anlaşmayı askıya almamak çifte standart olur" ifadelerini kullandı. 20 Mayıs’ta Hollanda’nın teklifiyle başlayan inceleme süreci kapsamında, AB Dış İlişkiler Servisi tarafından hazırlanan raporlarda, İsrail’in yükümlülüklerini ihlal ettiğine dair bulgular yer alıyor.
“İletişim Argümanı Sahada Karşılık Bulmuyor”
Gazze’ye insani yardımda anlamlı bir artış görülmedi.
AB içindeki bazı ülkeler, İsrail ile iletişim kanallarının açık tutulması gerektiğini savunarak anlaşmanın askıya alınmasına karşı çıkıyor. Ancak Şafi, bu argümanın sahada bir karşılığının olmadığını belirtti. Gazze’de özellikle çocukların açlıktan hayatını kaybettiğini hatırlatan Şafi, “İnsanlar gıda dağıtım merkezlerinde vuruluyor, insani yardım akışı artmadı” dedi.
“Canlı Yayınlanan İlk Soykırıma Tanıklık Ediyoruz”
Şafi: “Bu süreç tarihte örneği olmayan şekilde belgeleniyor.”
Şafi, Gazze’de yaşananların dünya kamuoyunda geniş yankı uyandırdığını belirterek, “Bu tarihte televizyon kanallarında canlı yayınlanan ilk soykırımdır” dedi. Avrupa’daki halkın duyarlılığına dikkat çeken Şafi, hükümetlerin bu yaklaşımı dikkate alması gerektiğini ifade etti.
“Avrupa’da Kullanılan Dil Bile Değişti”
Şafi: “Soykırım ve savaş suçu terimleri artık daha çok telaffuz ediliyor.”
Büyükelçi Şafi, artık birçok Avrupa ülkesinde savaş suçu, insanlığa karşı suç ve soykırım gibi ifadelerin daha sık kullanılmaya başlandığını belirtti. Medya ve siyasi çevrelerdeki söylem değişiminin dikkat çekici olduğunu dile getiren Şafi, “Ana akım medyada bile kullanılan terminoloji değişti” dedi.
“İsrail’e Silah Tedariki Soykırıma Ortaklıktır”
UAD’de açılan dava, sorumluluk tartışmasını gündeme taşıyor.
Şafi, Güney Afrika’nın Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail aleyhine açtığı soykırım davasına değinerek, bu davada karar çıkması halinde İsrail’e silah tedarik eden ülkelerin sorumlu tutulabileceğini söyledi. Şafi, “ABD’den sonra İsrail’in en büyük silah tedarikçisi Almanya’dır. İngiltere, İtalya gibi diğer ülkeler de bu süreçte sorumluluk riskiyle karşı karşıya kalabilir” ifadelerini kullandı.
“Filistin’i Tanımak İki Devletli Çözümün Gereğidir”
Şafi: “Tanımak sahada değişiklik yaratmasa da siyasi açıdan önemlidir.”
Avrupa’daki bazı ülkelerin Filistin’i tanıma yönünde attığı adımları değerlendiren Şafi, bunun iki devletli çözümle tutarlı olduğunu belirtti. “Filistin’i tanımak, bu çözümü desteklediğinizi göstermenin en anlamlı yoludur” diyen Şafi, bu tanımanın uluslararası hukuk açısından Filistin’in konumunu güçlendireceğini ifade etti.




