Filistin Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Mesafir Yatta bölgesinde yüzlerce dönüm araziye el koyma kararını “tehlikeli” olarak nitelendirerek, uluslararası topluma acil müdahale çağrısında bulundu. Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in aldığı bu kararın sadece bölge halkını değil, Batı Şeria’nın genel yapısını da tehdit ettiğine dikkat çekildi.

Amaç: Yerleşim Genişletme ve Bölgeyi Parçalama

Açıklamada, İsrail’in bu adımının, Batı Şeria’nın ilhak edilmesi planının bir parçası olduğu belirtildi. Arazilere el koyularak bölgedeki Filistinli köyler arasındaki bağlantının kesileceği, halkın tarım arazilerine ve meralara ulaşmasının engelleneceği ifade edildi. Bu şekilde, yasa dışı İsrail yerleşimleri arasında ulaşımın kolaylaştırılması ve yerleşim alanlarının genişletilmesi hedefleniyor.

Uluslararası Hukukun İhlali Vurgusu

Filistin Dışişleri, İsrail’in bu uygulamasının Batı Şeria’nın tarihi, siyasi ve hukuki statüsünü değiştirme girişimi olduğunu belirtti. Söz konusu kararın uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğu ifade edilerek, İsrail’in bu tür yasa dışı fiillerinin engellenmesi için uluslararası toplumun devreye girmesi gerektiği vurgulandı.

WAFA: İsrail Resmen Bildirimde Bulundu

Filistin haber ajansı WAFA’nın aktardığına göre, İsrail makamları Mesafir Yatta’daki yetkililere resmi tebligat göndererek, yüzlerce dönüm arazinin ve stratejik yolların yerleşimleri birbirine bağlamak amacıyla el konulacağını bildirdi. Bu kararın bölgede zaten kırılgan olan yaşam koşullarını daha da kötüleştirmesi bekleniyor.

Dışişleri'nden S. Arabistan'daki helikopter kazası için taziye mesajı
Dışişleri'nden S. Arabistan'daki helikopter kazası için taziye mesajı
İçeriği Görüntüle

Filistin Halkı Direniş Çağrısında Bulundu

Bölge halkı ve sivil toplum kuruluşları ise, İsrail’in bu hamlesine karşı sessiz kalınmaması gerektiğini belirterek, uluslararası kamuoyuna dayanışma çağrısında bulundu. Filistinliler, bu tarz uygulamaların sadece günlük yaşamlarını değil, aynı zamanda topraklarındaki varlık haklarını da tehdit ettiğini savunuyor.

Kaynak: AA