Filistin'i devlet olarak tanımak için süreçleri işletmeye başlayacağını duyuran Fransa Hükümeti, yıl sonuna kadar tanıyacağını da açıkladı. Paris yönetimi, bu adımın iki devletli çözüm perspektifini güçlendireceğini ve diplomatik çabaları destekleyeceğini bildirdi. Sonbahar'da tanınma sürecinin de sona ermesi bekleniyor.
AVRUPA’DAKİ TANIMA DALGASINA FRANSA DA KATILDI
Filistin'in resmi olarak tanınması Orta Doğu'daki barışın tesisi için de büyük önem arz ediyor. Filistin'i tanıyan devlet sayısının artması İsrail ile Filistin arasında bir türlü bitmeyen savaşın da seyrini olumlu yönde değiştirebilir. Bu gelişmeler, Avrupa Birliği içinde Filistin meselesine yönelik yaklaşımın dönüşüm geçirdiğini gösteriyor.
Fransa Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Filistin halkının meşru haklarının tanınması, kalıcı barışın anahtarıdır” ifadesi kullanıldı.
FİLİSTİN’İ TANIMAYAN ÜLKELER AZINLIKTA KALDI
Fransa’nın kararı sonrası, Birleşmiş Milletler'e üye 193 ülkenin 149’u Filistin’i bağımsız devlet olarak tanımış olacak. Tanımayan ülkeler arasında Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Almanya, Japonya, Kanada ve Avustralya gibi devletler yer alıyor. Bu ülkeler, genellikle İsrail ile Filistin arasında doğrudan bir barış anlaşması yapılmadığı gerekçesiyle tanıma kararını ertelemeyi tercih ediyor.
Tanımayan bazı ülkeler ise, Filistin'in hâlâ tam anlamıyla bir devletin sahip olması gereken siyasi ve yönetsel unsurları taşımadığını ileri sürüyor.
İSRAİL, FRANSA'NIN KARARINA TEPKİ GÖSTERDİ
Fransa’nın duyurusuna ilk eleştiri İsrail hükümetinden geldi. İsrail Dışişleri Bakanlığı, tanıma kararını “sorumsuzca atılmış bir adım” olarak niteledi. Açıklamada, barış sürecini doğrudan etkileyebilecek bu tür tek taraflı hamlelerin, müzakere zemininin zarar görmesine yol açtığı savunuldu.
İsrail’in Birleşmiş Milletler temsilcisi ise yaptığı açıklamada, bu kararların “şiddeti teşvik ettiğini” ve “radikal gruplara cesaret verdiğini” öne sürdü.
BM’DE FİLİSTİN’İN STATÜSÜ ÜZERİNE TARTIŞMALAR SÜRÜYOR
Filistin, 2011 yılında BM’ye tam üye olmak üzere başvuru yapmış ancak Güvenlik Konseyi’ndeki oylamada yeterli desteği bulamamıştı. Gözlemci ülke olarak 2012 yılında varlığı kabul edilen Filistin için son dönemde tanınmayla ilgili atılan adımlar büyük önem arz ediyor.
İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM HEDEFİ YILLARDIR ASKIYA ALINDI
1990’lı yıllarda başlayan İsrail-Filistin barış süreci, başta iki devletli çözüm hedefiyle ilerlese de, 2000'li yılların ortalarından itibaren ciddi bir duraksama yaşadı. Özellikle 2014’te görüşmelerin tamamen kesilmesi, çözüm umutlarını zayıflattı. Filistin'i tanıyan devlet sayısı her ne kadar 149'a yükselecek olsa da sınırlar, ticaret ve sosyolojik anlamda sorunları çözülebilmiş değil.
TANIMA KARARI SEMBOLİK AMA ETKİLİ OLABİLİR
Fransa'nın tanıma adımı, sembolik olmanın ötesinde diplomatik sonuçlar doğurabilir. Bu tür tanımalar, Filistin’in uluslararası kuruluşlara üyelik başvurularını kolaylaştırıyor ve yeni ticari, hukuki ve siyasi ilişkilerin kurulmasına zemin hazırlıyor. Ayrıca, tanıyan ülkeler nezdinde Filistin pasaportu ve belgeleri daha fazla geçerlilik kazanıyor.
Bununla birlikte, Filistin’in egemen bir devlet olarak tam anlamıyla uluslararası sistemde yer alabilmesi için, işgalin sona ermesi ve barış sürecinin yeniden başlaması gerektiği belirtiliyor.




