Motor sporlarında aerodinamik sürtünmeyi azaltarak araçların azami hızını artırmayı amaçlayan Sürtünme Azaltma Sistemi (Drag reduction system-DRS), sürücü tarafından kontrol edilebilen ayarlanabilir bir arka kanat mekanizması olarak kullanıldı. DRS, özellikle takip eden aracın öndeki aracı daha kolay geçebilmesi amacıyla geliştirilmiş bir sistem olarak Formula 1 başta olmak üzere çeşitli yarış serilerinde uygulandı.
Formula 1’de DRS, belirli koşullar sağlandığında sürücünün arka kanat flapını açmasına izin vererek hava direncini azaltıyor ve düzlüklerde hız avantajı sağlıyordu. Sistem, 2011 sezonunda kullanılmaya başlandı ve 2025 sezonu sonuna kadar Formula 1 araçlarında yer aldı.
DRS NEDİR, NASIL ÇALIŞIYOR?
DRS, aracın arka kanadında bulunan flapın ana düzlemden açılmasıyla çalışıyor. Flap, maksimum 85 milimetreye kadar yukarı kalkabiliyor. Bu hareket, kanadın ürettiği sürtünmeyi düşürürken yere basma kuvvetini azaltıyor. Özellikle viraj çıkışından sonraki uzun düzlüklerde araçların daha hızlı ivmelenmesini mümkün kılıyor.
Sistem, sürücünün direksiyon üzerindeki bir düğmeye basmasıyla aktif hale geliyor ve fren yapıldığında ya da düğme bırakıldığında otomatik olarak devre dışı kalıyor.
FORMULA 1’DE DRS KULLANIM KURALLARI NELERDİR?
Formula 1’de DRS kullanımı FIA tarafından belirlenen kurallarla sınırlandırıldı. Buna göre DRS’nin etkinleştirilebilmesi için takip eden aracın, algılama noktasında öndeki araca bir saniyeden daha yakın olması gerekiyordu. Ayrıca sistem yalnızca FIA tarafından belirlenen DRS bölgelerinde kullanılabiliyordu.
2011 ile 2023 yılları arasında DRS, yarış başlangıcından veya güvenlik aracı periyodundan sonra iki tur geçmeden devreye alınamıyordu. 2024 sezonunda yapılan kural değişikliğiyle bu süre bir tura düşürüldü. Yağmur gibi tehlikeli pist koşullarında ise yarış direktörü kararıyla DRS tamamen devre dışı bırakılabiliyordu.
DRS’NIN FORMULA 1’E NE ETKISI VAR?
Yüksek yere basma kuvvetine sahip Formula 1 araçları, arkalarında yoğun türbülans oluşturduğu için takip eden araçlar virajlarda performans kaybı yaşayabiliyor. DRS, bu dezavantajı azaltarak düzlüklerde hız farkı yaratmayı hedefledi.
FIA, DRS’nin kullanıldığı bölgelerde araçların 10-12 km/sa hıza kadar kazanç sağlayabildiğini belirtirken, bazı teknik kaynaklar bu farkın pist ve araç ayarlarına bağlı olarak değiştiğini aktardı. DRS’nin etkinliği pistin yapısına, düzlüğün uzunluğuna ve ardından gelen virajların karakterine göre farklılık gösterdi.
FORMULA 1 2026 SEZONUNDA DRS KULLANILMAYACAK MI?
Formula 1’de 2026 sezonuyla birlikte DRS sistemi tamamen kullanım dışı bırakılacak. Yeni teknik yönetmelikler kapsamında DRS’nin yerini “Active Aero” olarak adlandırılan aktif aerodinamik sistem alacak.
Active Aero sistemiyle birlikte araçlar, pistin farklı bölümlerine göre ön ve arka kanat açılarını ayarlayabilecek. Virajlarda kanat flapları kapalı konumda kalarak yere basma kuvvetini koruyacak. FIA tarafından belirlenen düzlüklerde ise sürücüler düşük sürtünme modunu aktif hale getirerek kanat flaplarını açabilecek ve hava direncini azaltabilecek.
Bu sistem, tüm sürücüler tarafından her turda kullanılabilecek. Böylece DRS’de olduğu gibi öndeki araca bir saniye mesafe şartı aranmayacak. Ancak bir saniye içinde takip edilen rakip, “Overtake Mode” olarak adlandırılan ek bir hız avantajından faydalanabilecek.
Yeni düzenlemeyle birlikte Formula 1, 2026 sezonundan itibaren DRS olmadan, aktif aerodinamik sistemle yarışacak.
KARAYOLU OTOMOBILLERINDE DRS BENZERİ SISTEMLER VAR MI?
DRS benzeri ayarlanabilir arka kanat sistemleri bazı yol otomobillerinde de kullanıldı. McLaren P1, Formula 1 tarzı sürtünme azaltma sistemine sahip ilk seri üretim otomobil oldu. Daha sonra McLaren Senna GTR ve Porsche 911 GT3 RS modelleri de benzer aktif aerodinamik sistemlerle tanıtıldı.









