Brüksel'de İsrail'in Eurovision katılımını protesto etmek için alternatif Filistin konseri düzenlendi. Sanatçılar "Filistin için Birlik" konserinde Gazze'deki soykırıma dikkat çekerek İsrail'e boykot çağrısı yaptı.
Eurovision’un birinci yarı finaliyle aynı akşam gerçekleştirilen etkinlikte Belçikalı ve Filistinli sanatçılar sahne alırken; organizatörler Gazze’de soykırım sürerken İsrail’in yarışmada yer almasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Eurovision Şarkı Yarışması’nın heyecanı sürerken, Brüksel sokakları anlamlı bir protestoya ev sahipliği yaptı. İsrail’in yarışmaya dahil edilmesine tepki gösteren sanatçılar ve sivil toplum kuruluşları, "Soykırıma Sahne Yok" diyerek alternatif bir müzik etkinliği organize etti.
Çok sayıda sanatçının performans sergilediği konserde, İsrail’in Gazze’deki saldırıları ve bölgedeki insani dram müzik aracılığıyla dünya kamuoyuna duyuruldu. Katılımcılar, eğlence sektörünün İsrail’in politikalarını meşrulaştırmak için bir araç olarak kullanılmasına karşı net bir duruş sergiledi.
Geleneksel Filistin halk dansı olan Dabke gösterisiyle başlayan konser, ilk dakikalardan itibaren yüksek bir enerji ve dayanışma ruhuyla devam etti. Dinleyiciler, performans aralarında sık sık "Filistin’e özgürlük" ve "İsrail’e boykot" sloganları atarak taleplerini dile getirdi.
Filistinli sanatçılar Bashar Murad ve Nai Barghutti’nin etkileyici performansları gecenin en dikkat çeken anları olurken, sanatçılar hep bir ağızdan seslendirdikleri "Voices Rise up" şarkısıyla uluslararası topluma seslerini yükseltme çağrısı yaptı.
Konserin organizatörlerinden Brüksel merkezli 11.11.11 adlı sivil toplum kuruluşunun direktörü Els Hertogen, Eurovision’un sadece "olağan bir eğlence organizasyonu" olarak görülemeyeceğinin altını çizdi. Hertogen, Gazze’de binlerce sivil hayatını kaybederken ve insani yardım engellenirken hiçbir şey yokmuş gibi şarkı yarışması düzenlenmesini sert bir dille eleştirdi. Hertogen, "Bugün verdiğimiz temel mesaj; düzenin eskisi gibi devam edemeyeceğidir" diyerek, Avrupa Yayın Birliği’ne (EBU) İsrail’i yarışmadan çıkarma çağrısını yineledi.
Etkinlikte sadece İsrail ve EBU değil, yarışmaya destek veren kamu yayıncıları da eleştirilerin hedefindeydi. Belçika’daki kamu yayıncısı televizyonların yarışmayı yayınlama kararını eleştiren Hertogen, bu kurumların etik bir sorumluluğu olduğunu hatırlattı.
Gelecek yıllarda da aynı şekilde bir katılımın sürmemesi gerektiğini belirten organizatörler, kültürel etkinliklerin insan hakları ihlallerini örtbas etmek için kullanılmaması gerektiğini savunarak, boykotun toplumsal vicdan için elzem olduğunu vurguladı.