İzmir'in Selçuk ilçesi sınırlarında yer alan Pamucak ile Yoncaköy arasındaki kıyı şeridinde yaşanan çevresel baskının her geçen yıl arttığı belirtilirken bölgedeki doğal yaşamın ciddi tehdit altında olduğu uyarısı yapıldı.
Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği Başkanı Bahattin Sürücü, koruma statüsüne sahip kıyı kumullarında yaşanan kontrolsüz insan ve araç hareketliliğinin geri dönüşü zor zararlar oluşturduğunu ifade etti.
Bahattin Sürücü, Pamucak ile Yoncaköy arasında bulunan kıyı kumullarının Ege Bölgesi'nin doğal yapısını koruyabilmiş ender alanlarından biri olduğunu belirtti. Bölgede yalnızca kıyı ekosistemine özgü bitki türlerinin değil korunması gereken endemik türlerin de bulunduğunu aktaran Sürücü, özellikle kum zambaklarının bu alanın en önemli doğal değerlerinden biri olduğunu söyledi.
Kumul alanlarının içerisinde küçük sulak bölgelerin de yer aldığını ifade eden Sürücü, bu özelliğin bölgeyi biyolojik çeşitlilik açısından daha da önemli hale getirdiğini dile getirdi.
KORUMA STATÜSÜNE RAĞMEN TEHDİTLER DEVAM EDİYOR
Zeytinköy Plajı'nın bulunduğu bölgenin Nitelikli Doğal Koruma Alanı, 2. Derece Doğal Sit Alanı ve Sulak Alan Tampon Bölgesi statülerine sahip olduğunu hatırlatan Sürücü, buna rağmen alanın ciddi baskılarla karşı karşıya kaldığını söyledi.
Bölgenin uzun yıllar boyunca yapılaşmadan korunabildiğini belirten Sürücü, son dönemde özellikle çevre kirliliği, atık sorunu ve yoğun ziyaretçi baskısının ekosistemi olumsuz etkilediğini kaydetti. Küçük Menderes Nehri aracılığıyla taşınan atıkların da çevre sorunlarını artırdığı ifade edildi.
CARETTA CARETTALARIN YAŞAM ALANI TEHLİKEDE
Bölgenin yalnızca bitki örtüsü açısından değil deniz canlıları bakımından da önemli bir yaşam alanı olduğuna dikkat çeken Sürücü, Caretta caretta türü deniz kaplumbağalarının bu kıyılarda yuvalama yaptığına işaret etti.
Geçtiğimiz yaz döneminde plaj çevresinde kilometrelerce araç kuyruğu oluştuğunu belirten Sürücü, araçların denize çok yakın noktalara kadar ulaşmasının kumul yapısına zarar verdiğini söyledi. Araçların ve yoğun insan hareketliliğinin, kaplumbağaların üreme alanları üzerinde baskı oluşturduğu değerlendiriliyor.
DENETİM VE KONTROL ÇAĞRISI
Bölgede çevreyi kirletenlere yönelik çeşitli yaptırımlar bulunduğunu ancak uygulamada yeterli denetim sağlanamadığını savunan Sürücü, araç girişlerinin kontrol altına alınması ve ziyaretçi yoğunluğunun yönetilmesi gerektiğini ifade etti.
Doğal alanların korunması için ilgili kurumların koordineli şekilde hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Sürücü, gerekli önlemlerin alınmaması halinde bölgenin doğal özelliklerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti.
GELECEK NESİLLER İÇİN KORUNMASI İSTENİYOR
Uzmanlar, kıyı kumullarının yalnızca bugünün değil gelecek kuşakların da ortak mirası olduğunu belirterek koruma-kullanma dengesinin sağlanmasının önemine dikkat çekiyor.
Bölgedeki doğal yaşamın sürdürülebilir şekilde korunabilmesi için ziyaretçi yönetimi, çevre denetimi ve bilinçlendirme çalışmalarının artırılması gerektiği ifade ediliyor.