HAC DÖNÜŞÜ VERİLEN ADAK
Rivayete göre mahalle sakinlerinden Muslubeyoğlu Hacı Hüseyin Hüsnü Efendi, hac yolculuğundan sağ salim dönmesi halinde bir cami yaptıracağına söz verdi. Zorlu yolculuğun ardından memleketine kavuşunca adağını yerine getirdi ve dere üzerine moloz taşlarla bu camiyi inşa ettirdi. Allah’ın bir “lütfu” olarak gördüğü dönüş nedeniyle mabede Lütfiye adı verildi.
“KAÇAK” İSMİ NEREDEN GELİYOR?
O yıllarda caminin yanındaki çeşmeye gelen su, kurak dönemlerde kesiliyor, halk arasında bu durum “suyun kaçması” diye anılıyordu. Zamanla kaynak “kaçak suyu”, çevre “kaçak semti” olarak adlandırıldı. Cami de bu semtte yer aldığı için resmi adı Lütfiye olsa da dillerde Kaçak Cami olarak kaldı.
ÖZGÜNLÜĞÜNÜ KORUYOR
Ahşap tavanı, korkuluklu mahfili ve minaresiyle büyük ölçüde ilk günkü karakterini yaşatan yapı, kentin simgelerinden biri. Altından akan derenin sesi ise ziyaretçilere farklı bir manevi atmosfer sunuyor.
“BU MİRASA SAHİP ÇIKALIM”
Safranbolu Müftüsü Aydın Bostancı, caminin turistlerin mutlaka görmek istediği yerlerden biri olduğunu belirterek, ecdadın bıraktığı kültürel ve dini mirasın korunması gerektiğini vurguluyor. Bostancı, böyle kıymetli bir eseri kente kazandıran Hüseyin Hüsnü Efendi’ye rahmet dileyerek, vatandaşlara camilere sahip çıkma çağrısında bulunuyor.
Yüzyılı aşkın süredir ayakta duran Kaçak Cami, hem hikayesi hem de mimarisiyle Safranbolu’nun ruhunu yansıtmaya devam ediyor.