2026 FIFA Dünya Kupası, 11 Haziran 2026’da Meksika’daki Estadio Azteca’da başlayacak ve 19 Temmuz 2026’da New York/New Jersey’de oynanacak finalle sona erecek. Turnuva, FIFA’nın resmi takvimine göre 16 ev sahibi şehirde düzenlenecek. İlk kez 48 takımın katılacağı organizasyonda toplam maç sayısı 104’e yükselirken, bu büyüme FIFA tarafından “en büyük Dünya Kupası” olarak sunuluyor.
FIFA Başkanı Gianni Infantino, Dünya Ekonomik Forumu’nda yaptığı açıklamada, FIFA ile Dünya Ticaret Örgütü’nün çalışmasına dayanarak turnuvanın küresel ölçekte 80,1 milyar dolar brüt çıktı, 40,9 milyar dolar gayrisafi yurt içi hasıla katkısı ve 824 bin istihdam oluşturabileceğini söyledi. Aynı açıklamada FIFA, bu turnuvaya ilişkin ilginin büyüklüğünü göstermek için 500 milyon bilet talebi aldığını da duyurdu.
Ancak bu rakamlar tartışmasız kabul edilmiyor. Ekonomik etki projeksiyonları turnuva öncesi dönemde güçlü bir vitrin olarak kullanılsa da, saha dışındaki asıl tartışma bu gelirin ne kadarının yerel ekonomiye, ne kadarının ise FIFA, sponsorlar ve büyük ticari ortaklara gittiği noktasında yoğunlaşıyor. FIFA, Dünya Kupası gelirlerinin futbolun gelişimi için yeniden dağıtıldığını savunuyor. Arsene Wenger de FIFA gelirlerinin federasyonlara altyapı ve gelişim amacıyla aktarıldığını söyledi. Buna karşın gelir akışının şeffaflığı ve dağılım modeli uzun süredir kamuoyunda tartışılıyor.
Turnuvanın en çok konuşulan başlıklarından biri bilet politikası oldu. Reuters’ın aktardığına göre FIFA, 2026 Dünya Kupası’nda ilk kez dinamik fiyatlandırma uyguluyor. Bu sistemde fiyatlar talep, stok ve maçın popülaritesine göre değişiyor. Reuters, bu model nedeniyle bazı taraftarların organizasyonun dışında kaldığını, ABD’li bazı milletvekillerinin de FIFA’ya fiyatları düşürme çağrısı yaptığını yazdı. Sınırlı sayıdaki bazı grup maçı biletlerinin 60 dolardan satışa çıktığı belirtilirken, yine Reuters ve AP verilerine göre final için ilk açıklanan üst seviye fiyatlar 6 bin 730 dolara kadar ulaştı.
Bu tablo, 2026 Dünya Kupası’nın yalnızca sportif değil, aynı zamanda yüksek harcama gücüne sahip taraftarlara hitap eden bir küresel etkinlik haline geldiği yönündeki eleştirileri artırdı. Reuters, resmi yeniden satış platformunda da fiyatların hızla yükseldiğini, yeniden satış işlemlerinde ayrıca komisyon uygulandığını aktardı.
Ev sahibi bölgelerde ekonomik beklenti yüksek tutuluyor. New York-New Jersey Ev Sahibi Komitesi’nin yayımladığı özet çalışmada bölge için 3,3 milyar dolarlık ekonomik etki ve 26 binden fazla iş desteği öngörülüyor.
New York City’nin küçük işletmelere yönelik tanıtım çalışmalarında da aynı projeksiyon kullanılıyor.
Buna karşılık Reuters, Los Angeles’ta SoFi Stadyumu’nda çalışan yaklaşık 2 bin işçiyi temsil eden sendikanın, organizasyon öncesinde iş güvencesi, çalışma koşulları ve uygun fiyatlı konut desteği talebiyle FIFA’ya çağrı yaptığını bildirdi.
Aynı haberde sendika temsilcileri, FIFA ve kurumsal sponsorların milyarlar kazanırken ön saftaki emekçilerin taleplerinin yeterince karşılık bulmadığını savundu.
Son tablo, 2026 FIFA Dünya Kupası’nın yalnızca futbolun değil, büyük ölçekli spor ekonomisinin de vitrini olacağını gösteriyor. Resmi söylem büyüme, istihdam ve turizm gelirine işaret ederken; eleştiriler maliyetin yerele, gelirin ise küresel aktörlere kaydığı yönünde yoğunlaşıyor. Dünya Kupası başlamadan önce bile asıl tartışma, sahadaki rekabetten çok bu dev organizasyonun gerçek kazananının kim olacağı sorusunda düğümlenmiş durumda.