Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde yaşayan 78 yaşındaki emekli fabrika işçisi Mithat Altay, resme olan ilgisini yıllara yayılan bir tutkuyla pratiğe dönüştürdü. Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları’ndan (ERDEMİR) emekli olduktan sonra boş zamanlarını verimli geçirmek isteyen Altay, 15 yıl önce evinin kömürlüğünü minik bir sanat atölyesine dönüştürdü.
Günün büyük bir kısmını burada geçiren Altay, bugüne kadar 200’ü aşkın resim yaptı. İnsan portrelerinden doğa manzaralarına, hayvan figürlerinden soyut çalışmalara kadar geniş bir yelpazede eserler üreten Altay, atölyesini çocuklarına “bir sanat mirası” olarak bırakmak istiyor.
Altay resme başlama sürecini şöyle anlatıyor:
“Profesyonel bir eğitimim yok ama Bob Ross videolarını izleyerek başladım. İki yıl boyunca neredeyse her gün onu takip ettim. Fırçanın nasıl tutulacağını, renklerin nasıl karıştırılacağını öğrendim.” Altay’ın “idolüm” dediği Ross dışında, resim yolculuğunda kendisine destek veren bir öğretmen arkadaşı da olmuş: “Aydın Yılmaz hocam bana hep cesaret verdi. Bu işler yaşla alakalı değil, yürekle ilgili.”
EMEKLİLİKTE HOBİ DEĞİL, TUTKUYA DÖNÜŞTÜ
Altay’ın tablolarında sadece renk değil, duygu da var. Her bir tuval, geçmişten bugüne yaşanmışlıkların, gözlemlerin ve içsel dünyasının bir yansıması. “Gördüğümü tuvale aktarmakta başarılıyım” diyen Altay, özellikle portre çizimlerinde gerçekçiliği yakalamayı başardığını belirtiyor.
Şu sıralar maket çalışmaları ve yapay çiçek tasarımlarıyla ilgilenen Altay, atölyesini sadece bir üretim alanı olarak değil, aynı zamanda bir yaşam alanı olarak görüyor.
Altay, çocuklarının resme ilgisi olmasa da bu kömürlük atölyesini bir gün müzeye dönüştürmeyi planlıyor. “Burayı olduğu gibi bırakmak istiyorum. Belki bir gün torunlarım ya da başka çocuklar girer içeri, ilham alır. Elim ayağım tuttukça resim yapacağım.”