ABD’de hayatını kaybeden finansçı Jeffrey Epstein hakkında hazırlanan ve kamuoyuna açılan milyonlarca sayfalık dosya, dünya genelinde yeniden tartışma yarattı. ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan belgelerde farklı ülkelerden siyasetçiler, iş insanları ve ünlü isimlerle temas kayıtları yer aldı.
ABD’de tutuklu bulunduğu cezaevinde 2019 yılında hayatını kaybeden finansçı Jeffrey Epstein hakkında hazırlanan dava dosyaları, tanık ifadeleri ve yazışmalar kamuoyunda yeniden tartışma konusu oldu. ABD Virgin Adaları’ndaki mülkleri, bağlantı kurduğu kişiler ve hakkında açılan davalarda yer alan ayrıntılar farklı başlıklar altında incelenirken, bazı iddialar da çeşitli yayınlarda yer aldı.
EPSTEIN'İN KORKU ADASI
ABD Virgin Adaları’nda bulunan Little Saint James adası kamuoyunda “Epstein Adası” olarak anıldı. Savcılık kayıtları ve tanık ifadelerinde adanın Epstein’a ait özel mülk olduğu, reşit olmayan bazı kızların burada bulunduğuna dair beyanların dosyalara girdiği aktarıldı. İzole yapısı nedeniyle denetimin sınırlı olduğu belirtildi.
Tanıklara göre bazı kişiler iş, seyahat veya yardım vaadiyle adaya götürüldü. Dosyalarda siyaset, iş ve eğlence dünyasından çeşitli isimlerin ziyaretçi listelerinde yer aldığına ilişkin kayıtlar bulundu.
NETWORK AĞIYLA ÇOCUK AVI
Epstein, uzun yıllar zengin çevrelerle ilişki kuran bir finansçı olarak tanındı. Dosyalarda; davetler, bağlantılar ve aracılar üzerinden geniş bir çevre oluşturduğu aktarıldı.
Savcılık kayıtlarında bu yapının bazı suçların tekrar etmesini sağlayan bir düzen oluşturduğu değerlendirildi.
ÇOCUKLARI MAXWELL BULUYORDU
Ghislaine Maxwell, davada suç ortağı olarak yargılandı. Mahkeme kayıtlarına göre mağdurların temin edilmesi ve yönlendirilmesinde rol aldı. Maxwell 2022 yılında 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Ghislaine Maxwell kimdir?
Ghislaine Maxwell, İngiliz asıllı sosyetik ve iş insanı Robert Maxwell’in kızı olarak 1961 yılında Fransa’da doğdu. Eğitimini İngiltere’de tamamladıktan sonra medya ve sosyal çevrelerde tanınan bir isim haline geldi. 1990’lı yıllarda ABD’ye taşındı ve burada finansçı Jeffrey Epstein ile yakın ilişki kurdu.
ADAYA VARILDIĞINDA NELER OLUYORDU?
Tanık anlatımlarına göre adada kapalı bir ortam oluşturulduğu ve bazı mağdurların tekrar eden istismara maruz kaldığını beyan ettiği dosyalara girdi. Bazı ifadelerde yalnızca Epstein’ın değil başka yetişkinlerin de adada bulunduğu aktarıldı.
Mahkeme kayıtlarında suçların tek seferlik olmadığı ve süreklilik gösterdiği yönünde değerlendirmeler yer aldı.
ŞİŞME BEBEKLER TASARLIYORDU
Dosyalarda yer alan elektronik yazışmalarda Epstein ile bazı kişiler arasında bilimsel projeler ve finansman görüşmeleri bulunduğu kaydedildi. Yazışmalarda laboratuvar çalışmaları ve ticari projelerle ilgili ifadeler yer aldı.
TRANS ÇOCUK PLANI
Epstein’ın akademi çevreleriyle de temas kurduğu ve bazı bilim insanlarıyla yazışmalar yaptığı belgelere yansıdı. Yazışmalarda insan davranışı ve cinsiyet kimliği konularının tartışıldığı görüldü.
Bu içerikler soruşturma kapsamında incelenen belgeler arasında yer aldı.
ÇİZGİ FİLMLER MESAJLARLA DOLU
Bazı yayınlarda popüler kültür ürünleri ve semboller üzerinden yorumlara yer verildi. Bu değerlendirmeler resmi soruşturma dosyalarının parçası olarak kabul edilmedi ve yorum niteliğinde kaldı.
PEDOFİLİYİ NORMALLEŞTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR
Çeşitli metinlerde çocuk istismarına ilişkin söylemler ve toplumsal tartışmalar aktarıldı. Bu ifadeler dava dosyalarındaki suçlamalardan ayrı olarak kamuoyundaki görüşleri yansıtan değerlendirmeler olarak yer aldı.
LOGOLAR DA MASUM DEĞİL
Bazı yorumlarda kurum logoları ve mimari yapılar arasında benzerlik kurulduğu belirtildi. Bu değerlendirmeler resmi belgelerde doğrulanmış bulgu olarak yer almadı.
BELGELERDE YER ALAN İSİMLER
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan yaklaşık 3 milyon belge, 180 bin fotoğraf ve 2 bin video çeşitli temas kayıtlarını içerdi. Belgelerde diplomatlar, siyasetçiler, iş insanları, akademisyenler ve sanat dünyasından isimlerin adları geçti.
Kayıtlarda Bill Clinton, Donald Trump, Elon Musk, Ehud Barak, Les Wexner, Prens Andrew, Jacob Zuma ve Bruno Le Maire gibi uluslararası isimler yer aldı. Türkiye’den bazı iş insanlarının da farklı kapsamda kayıtlarda bulunduğu belirtildi.
Yetkililer, bu kayıtların ham veri niteliğinde olduğunu ve isimlerin geçmesinin suç işlendiğini göstermediğini açıkladı. Belgeler ihbarlar, adres defterleri, uçuş kayıtları ve e-posta yazışmalarından oluştu.
GÖREVDEN ALMALAR VE İSTİFALAR YAŞANDI
Belgelerde adı geçen bazı kişiler görevlerinden ayrıldı veya görevden uzaklaştırıldı. Norveç’in Amman Büyükelçisi Mona Juul görevden alındı, UNHCR temsilcisi Joanna Rubinstein istifa etti.
Birleşik Krallık’ta Lord Peter Mandelson parti üyeliğinden ayrıldı, Slovakya’da Miroslav Lajcak ulusal güvenlik danışmanlığı görevini bıraktı. Fransa’da bazı kurum yöneticileri de görevlerinden ayrıldı.