Savaşın en ağır yıkımlarından birini alan Al-Rimal Mahallesi, evlerini kaybeden yüzlerce Filistinli aile için son sığınak haline geldi.

Yerinden edilen vatandaşlar, moloz yığınlarının üzerine kurdukları derme çatma çadırlarda, hiçbir altyapı hizmeti olmadan yaşam mücadelesi veriyor. Kış şartlarının ağırlaşmasıyla birlikte bu barınma alanlarındaki zorluklar katlanarak artıyor.

Bölgede elektrik ve doğalgaz gibi temel ihtiyaçların tamamen kesilmesi, halkı ilkel yöntemlere mecbur bıraktı. Filistinli aileler, enkaz arasından topladıkları tahta parçalarını yakarak ısınmaya çalışıyor.

Hijyen koşullarının tamamen ortadan kalktığı mahallede, duman ve soğuk hava nedeniyle solunum yolu hastalıkları baş göstermeye başladı.

Sınırlı gıda ve temiz su imkanlarıyla günlük hayatını sürdürmeye çalışan Gazzeliler, uluslararası toplumdan acil yardım bekliyor. Mahalle sakinleri, bir zamanlar hayat dolu olan sokakların bugün birer açık hava kampına dönüşmesinin acısını yaşıyor.

Aynı ateş, günün kısıtlı imkanlarıyla hazırlanan yemekleri pişirmek ve zifiri karanlıkta aydınlanmak için de kullanılıyor. Ateşin başında toplanan çocuklar, savaşın gölgesinde hayatta kalma dersi veriyor.

Al-Rimal'de yaşayan aileler, sadece hayatta kalmak için değil, onurlarını korumak için de direniyor. Kısıtlı imkanlarla sürdürülen bu günlük rutinler, Filistin halkının dayanıklılığını simgeliyor.

Ancak her geçen gün derinleşen insani kriz, bölgedeki yaşam şartlarını sürdürülemez bir noktaya taşıyor. Enkazın gölgesinde yakılan her ateş, hem bir hayatta kalma çabası hem de sessiz bir çığlık olarak yükseliyor.

Yorumlar
Editör Hakkında