Yeşilçam’ın unutulmaz isimlerinden İlyas Salman’ın vasiyetine ilişkin sözleri yeniden gündeme geldi. Salman, ölümünden sonra herhangi bir dini ritüelin uygulanmasını istemediğini açık açık dile getirdi. Kendi ifadelerine göre, cenazesinde hiçbir din adamının bulunmasını istemiyor.
Bu çıkışıyla alışılmış cenaze anlayışının dışına çıkan usta oyuncu, bireysel tercihlerin altını çizen bir duruş sergiledi.
Salman’ın en dikkat çeken isteği ise cenaze törenine dair oldu. Usta oyuncu, arkasından ağıtlar yakılmasını değil; şarkılar, türküler eşliğinde uğurlanmayı istediğini söyledi.
Hayata bakışını ölümüne de yansıtan Salman, “arkadaşlarım ve yoldaşlarım beni şarkılarla uğurlasın” diyerek, klasik tören anlayışını tersine çeviren bir vasiyet ortaya koydu.
En çarpıcı detaylardan biri ise defin şekline ilişkin sözleri oldu. Salman, cenaze işlemlerinde geleneksel uygulamaların yapılmamasını istediğini belirterek, yıkanmadan ve öldüğü kıyafetlerle gömülmek istediğini ifade etti.
Bu sözler sosyal medyada da geniş yankı uyandırırken, kimileri tarafından “radikal”, kimileri tarafından ise “özgür bir tercih” olarak yorumlandı.
Salman’ın vasiyeti sadece bununla da sınırlı değil. Daha önce yaptığı açıklamalarda da arkasından yas tutulmasını istemediğini belirten sanatçı, “kimse ağlamasın, sazlı sözlü uğurlayın, hatta halay çekin” diyerek ölüm karşısındaki farklı bakışını ortaya koydu.
Bu sözler, onun hayata olduğu kadar ölüme de alışılmışın dışında yaklaştığını gözler önüne serdi.
İlyas Salman’ın vasiyeti, sosyal medyada ve kamuoyunda farklı tepkilere neden oldu. Kimileri bu sözleri bireysel özgürlük olarak değerlendirirken, kimileri ise geleneksel değerlere ters buldu.
Ancak bir gerçek var ki; Salman’ın sözleri, ölüm ve ritüeller üzerine yeni bir tartışmanın kapısını aralamış durumda.