2020’lerden itibaren GPT tabanlı modeller, kısa öykülerle başladıkları yazarlık serüveninde bugün artık 300 sayfalık romanlar üretebilecek seviyeye geldiler. Amazon'da satışa çıkan bazı kitapların arka planında tamamen yapay zekâ bulunuyor. Hatta bazıları, bunu gizli tutmayı tercih ediyor. “Yapay zekâ ile yazılmış ama insan dokunuşu varmış gibi hissettiren kitaplar okuyacağız” diyor dijital yayıncılık uzmanları.
Bazı yazarlar, hayat hikâyelerini yapay zekâya anlattı; modeller bu anlatıları düzenleyerek edebi bir forma soktu. Kimisi sadece yapay zekânın ürettiği versiyonu tercih etti. Yani artık insanlar bile kendi hayatlarını “kendi kalemlerinden” değil, yapay zekânın kelimeleriyle yazdırıyor.
Şiirsel imge, duygu yoğunluğu ve metafor kullanımı, yapay zekâ için uzun süre “ulaşılamaz alan” olarak görüldü. Ancak günümüzde, belirli şairlerin tarzında şiir yazabilen modeller mevcut. Hatta bazı yarışmalarda, yapay zekânın şiirleri finale kalacak kadar beğenildi.
Yapay zekânın kitap yazmasıyla birlikte bazı sorular gündeme geldi:
Kitabın yazarı kim sayılmalı?
Telif hakkı kime ait?
Gerçek yazarlar için bu bir tehdit mi, yoksa yeni bir çağın kapısı mı?
Bazı edebiyatçılar, "duygusu olmayan bir şeyin edebi eser yazamayacağını" savunurken, diğerleri yapay zekâyı bir "yazar yardımcısı" olarak görmeye başladı.
Yayıncılık sektörü, yapay zekâyla yazılmış eserler için özel kategoriler açmayı tartışıyor. Ayrıca kişiye özel romanlar, okuyucunun tercihine göre şekillenen interaktif kitaplar ve okur-yazar arasında yapay zekâ aracılığıyla kurulan yeni iletişim biçimleri gündemde.