Kulağa çelişkili gelse de, araştırmalar gösteriyor ki mutlu olmayı istemek, insanı daha az mutlu yapabiliyor. California-Berkeley ve New York Üniversitesi’nden uzmanlara göre, mutluluk uğruna sürekli kendinizi zorlamanız, aslında duygusal dengenizi bozabilir.

Doğum günü partisine gittiniz, ortam güzel ama beklediğiniz kadar keyifli hissetmiyorsunuz. Bu durumun normal olduğunu kabul etmek yerine “Neden yeterince mutlu değilim?” diye sorgulamak, olumlu anı olumsuza çeviriyor. İşte asıl problem burada başlıyor.

Mutluluk arayışınız, zamanla olumlu deneyimlerinizi gölgeleyen bir sabotaja dönüşüyor. Araştırmacı Felicia Zerwas, bunun tıpkı kalpte plak birikmesi gibi, psikolojik refahınızı yavaşça tükettiğini söylüyor.

Araştırma, mutluluğa ulaşmaya değer veren ama bunu başaramayan bireylerin daha fazla depresyon belirtisi gösterdiğini ortaya koydu. Bunu şu şekilde de anlatabiliriz: İlk buluşmada hafif gerginlik hissettiniz ve “Bu harika geçmeliydi!” diye kendinizi yargılamaya başladınız. Bu noktada hislerinize yüklediğiniz anlam, gerçek duygularınızı bastırmanıza neden olabilir. Mutlu olmaya çalışırken, daha da uzaklaşırsınız. Halbuki gergin hissetmek normaldir; ve bazen kabullenmesek de MUTSUZ OLMAK DA NORMALDİR...

Araştırmacılara göre sır, her duyguyu – hem iyi hem kötü – kabul etmekte yatıyor. Farkındalık ve içgörü sağlayan psikolojik teknikler, duygu hedefleri belirleme baskısını azaltarak ruh sağlığınızı güçlendiriyor.

Küçük bir kedi mutluluğu kuyruğunda sanır ve onu kovalar. Büyük kedi ise bir şey fark eder: Mutluluk peşinden koşarken kaçıyor, ama sen yoluna odaklandığında kendiliğinden arkandan geliyor. Siz de mutluluğun peşinden koşmayı bırakın, yürüyün. O zaten sizinle gelecek. Ve unutmayın: insani her duygu normaldir, bunun için kendinizi suçlamanıza veya anormal hissetmenize gerek yok.

Yorumlar
Editör Hakkında