Ölüm.
Beynin sustuğu, kalbin durduğu, yaşamın çekildiği an.
En azından biz öyle sanıyoruz.
Ancak tıp dünyasında son yıllarda belgelenmiş vakalar gösteriyor ki bazı organlar, özellikle kalp, kişinin ölümünden saatler, hatta günler sonra bile atmaya devam edebiliyor.
Üstelik beyin sapı fonksiyonları durduğu hâlde!
Bu durum gerçek; ölümün ne zaman başladığını, yaşamın ne zaman bittiğini ve hatta “ölü” dediğimiz bedenlerin gerçekten ölü olup olmadığını sorgulatıyor.
Kalp Nasıl Kendi Kendine Atmaya Devam Eder?
Kalp, beynin komutuyla çalışan bir organ değildir.
Kendi içindeki elektriksel sistemle çalışır.
Yani vücuttan tamamen izole edildiğinde bile, doğru ortam sağlandığında ritmik olarak atmaya devam edebilir.
Laboratuvar ortamında veya kadavra incelemelerinde:
Bazı kalplerin ölümden 2-3 gün sonra hâlâ kasılıp gevşediği,
Sinirsel bağlantı olmamasına rağmen “atım refleksi” gösterdiği
tespit edilmiştir.
Beyin Öldü Ama Beden Direniyor
2008’de ABD’de belgelenmiş bir vakada, 23 yaşındaki beyin ölümü gerçekleşmiş bir genç kızın kalbi, ölüm ilanından 72 saat sonra bile atmaya devam etti.
Doktorlar, makine desteği olmadan dahi kalbin reflekslerini kaybetmediğini not etti.
Bazı organlar:
Vücut sıcaklığı az da olsa korunursa,
Dolaşım sistemine sınırlı oksijen ulaşırsa,
"kendini bir süre “yaşıyor gibi” zannedebilir."
Organ Nakli Bekleyenlerde Bu Süre Kritik
Organ nakillerinde “ölüm sonrası süre” çok önemlidir.
Örneğin:
Karaciğer, ölümden sonra 12 saate kadar canlı kalabilir
Böbrek 24 saate kadar nakledilebilir
Kalp ise en fazla 4-6 saat içinde çıkarılmalıdır
Ama bazı durumlarda kalbin bu sürenin ötesinde de ritmik sinyal verdiği, özellikle bağış yapılmayan ama tıbbi gözetimde tutulan vakalarda gözlemlenmiştir.
Yani tıp literatüründe yer almayan ama sessizce kayda geçen anomaliler var.
Bilim Ne Diyor, Ruhçular Ne Diyor?
Bilim insanları bu fenomeni “elektriksel atım kalıntısı”, “postmortem hücre refleksi” gibi kavramlarla açıklıyor.
Ancak tam olarak neden bazı kalpler atarken bazılarının atmadığı hâlâ çözülebilmiş değil.
Ruhsal inançlara sahip bazı araştırmacılar ise bu durumu şöyle yorumluyor:
“Ruh bedeni hemen terk etmez. Kalp, ayrılığı kabullenmekte zorlandığı için yaşamı bir süre daha taklit eder.”
Bilim buna katılmasa da; cevap hâlâ bulunamadığı için yorum alanı açık kalıyor.