Gazze’nin kuzeyindeki Beyt Hanun beldesinden göç etmek zorunda kalan el-Za’anin ailesi, ramazanın ikinci iftarını sığındıkları Alhassina (El-Mina) Camii’nin enkazında karşıladı.
Gazze’nin kuzeyindeki Beyt Hanun beldesinden göç etmek zorunda kalan el-Za’anin ailesi, ramazanın ikinci iftarını sığındıkları Alhassina (El-Mina) Camii’nin enkazında karşıladı. Yıkıntılar arasına kurdukları derme çatma çadırda yaşam mücadelesi veren aile, zor insani koşullar altında oruçlarını açtı.
Gazze'nin kuzeyinde yaşanan şiddetli çatışmalar ve yıkım nedeniyle Beyt Hanun'daki evlerini terk eden el-Za’anin ailesi, ramazan ayına sığınmacı olarak girdi. Aile, sığınacak bir yer bulamayınca çareyi saldırılar sonucu enkaza dönen Alhassina (El-Mina) Camii'ne sığınmakta buldu. Ramazanın ikinci gününde, caminin ayakta kalan duvarları ve yıkıntılar arasına kurdukları derme çatma çadırda bir araya gelen aile üyeleri, kısıtlı imkanlarla iftar sofrası kurdu.
Bölgedeki zorlu insani şartlar, ailenin iftar sofrasına da yansıdı. Temiz su ve temel gıda maddelerine erişimin son derece kısıtlı olduğu Gazze'de, el-Za’anin ailesi ramazan ayının maneviyatını enkaz gölgesinde yaşıyor. Aile üyeleri, her şeye rağmen oruçlarını açmanın şükrünü eda etseler de içinde bulundukları yaşam mücadelesi, bölgedeki insani krizin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Ailenin sığındığı cami ve çevresi, devam eden işgal ve saldırıların izlerini taşıyor. Ramazan ayının gelmesiyle birlikte bölge halkı için şartlar daha da ağırlaşırken, uluslararası toplumun kalıcı ateşkes ve yardım koridorlarının açılması konusundaki beklentisi sürüyor. El-Za’anin ailesi gibi binlerce sığınmacı aile, gelecek ramazanları yıkıntılar arasında değil, kendi evlerinde geçirebilmenin hayalini kuruyor.