Tek başlarına ele alındığında, bel ağrısı ve kabızlık her yıl milyonlarca insanı etkileyen yaygın rahatsızlıklardır; bu nedenle ikisinin birlikte görülmesi kolayca sadece bir tesadüf gibi görünebilir. Ancak bu iki belirti aynı anda ortaya çıktığında, aralarında bir bağlantı olduğundan şüphelenmek mantıklıdır. Akla gelen sorular şunlardır: Bir sorun diğerine neden oluyor mu ve her ikisi de üçüncü, gizli bir rahatsızlığın belirtileri olabilir mi? Uzmanlar, sindirim sistemi ve omurganın aynı alanı paylaştığını ve bu durumun birbirlerini nasıl etkilediğini açıklamaktadır.
Cleveland Kliniği'nde sindirim sistemi bozuklukları konusunda uzmanlaşmış bir hemşire olan Brynn DeSantis, bu olguyu ele alarak sindirim sistemi ve omurganın aynı alanı paylaştığını ve birbirlerini etkilediğini belirtmektedir. Kabızlığın bel ağrısına neden olmasının en basit yollarından biri mekanik basınçtır. Kalın bağırsakta biriken büyük miktarda dışkı, omurganın alt kısmındaki sinirlere fiziksel olarak baskı yapabilir. DeSantis, "Kabızlık sırt ağrısına neden olabilir, ancak daha sıklıkla kronik rahatsızlıklar her iki semptomun da kaynağıdır. Bu durumda belinizin alt kısmında donuk, ağrılı bir baskı hissedebilirsiniz" ifadelerini kullanmaktadır. Özellikle dışkı tıkanıklığı durumunda şiddetli karın ağrısı, şişkinlik, kramplar, ishal, sık idrara çıkma, rektal kanama, ateş ve baş dönmesi gibi belirtiler eşlik edebilmektedir.
Birçok durumda kabızlık doğrudan ağrıya neden olmazken, her iki semptomun da irritabl bağırsak sendromu (İBS) nedeniyle ortaya çıktığı görülmektedir. İrritabl bağırsak sendromu, merkezi duyarlılık sendromunun bir türü olarak tanımlanmaktadır. Brynn DeSantis bu durumu, "Merkezi duyarlılık, beyindeki sinir sinyallemesinde artışa neden olarak ağrı hislerini yoğunlaştırır. Sanki sinirler beyinle ek olarak iletişim kuruyor gibi. İrritabl bağırsak sendromunda sırt ağrısının kaynağı net değil" sözleriyle açıklamaktadır. Bu durumun bağırsaklarda başlayan ancak sırt bölgesinde hissedilen bir yansıyan ağrı olabileceği ifade edilmektedir. Ayrıca İBS hastalarında fibromiyalji ve interstisyel sistit gibi kronik rahatsızlıkların da görülmesi klinik tabloyu karmaşıklaştırmaktadır.
Nörolojik hastalıklar ve tümör riskleri de bu iki semptomun bir arada görülmesinde kritik rol oynamaktadır. Parkinson hastalığı ve multipl skleroz gibi rahatsızlıklar sinirleri ve kasları doğrudan etkileyerek bağırsaklardaki atık akışını yavaşlatmakta ve aynı zamanda sırt sinirlerini etkileyerek kas ağrısı, kramp ve gerginliğe yol açmaktadır. Bir diğer ciddi neden olan omurilik tümörleri doğrudan sinirlere baskı yaparak sindirimi yavaşlatabilmektedir. Benzer şekilde kolon kanseri, yumurtalık kanseri veya rahim kanseri sonucu oluşan büyük tümörler dışkı geçişini engelleyerek sırta yayılan ağrılara sebebiyet vermektedir.
Bel ağrısını hafifletmek için kullanılan ilaçlar bazen bağırsak tıkanıklığının başlıca nedeni haline gelmektedir. Brynn DeSantis, "Kabızlık, ağrı kesicilerin ve kas gevşeticilerin çok yaygın bir yan etkisidir. Parkinson hastalığı ilaçları da kabızlığa neden olabilir veya kabızlığı kötüleştirebilir. Sırt ağrısı hareket kabiliyetini kısıtlayabilir ve egzersiz eksikliği kabızlığa yol açarak, profesyonel yardım olmadan çıkılması zor bir kısır döngü oluşturur" uyarısında bulunmaktadır. Teşhis aşamasında hastanın tıbbi öyküsü, kullandığı ilaçlar, mevcut hastalıkları ve bağırsak hareketinden sonra ağrının geçip geçmediği gibi sorular belirleyici olmaktadır.
Sorunun çözümü için lifli gıdalar, su tüketimi, düzenli egzersiz ve tuvalet ihtiyacının ertelenmemesi gibi yöntemler önerilmektedir. Sırt ağrısının tedavisi hakkında DeSantis, "Reçetesiz satılan ağrı kesicilerin (NSAİİ'ler) kullanılmasını önermiyorum çünkü bunlar bazen mide-bağırsak semptomlarını kötüleştirebilir" demekte ve bunun yerine lokal jeller, sıcak-soğuk kompresler ile yoga gibi teknikleri tavsiye etmektedir. Ancak bacaklarda his kaybı, rektal kanama, açıklanamayan kilo kaybı ve dışkı veya idrar kaçırma gibi durumlar söz konusu olduğunda acil tıbbi yardım alınması gerektiği vurgulanmaktadır.