Yağın üretim süreci geleneksel yöntemlerle gerçekleştiriliyor. Bir litre argan yağı elde etmek için onlarca kilogram meyvenin işlenmesi gerekiyor.

Kozmetik sektöründe ağırlıklı olarak saç bakımı amacıyla tercih ediliyor. İçeriğinde bulunan yağ asitleri, saç tellerini nemlendirerek kırılma ve kopmaları azaltıyor.

Isıl işlem görmüş veya boyanmış saçlara uygulanabiliyor. Saç derisine masaj yapılarak sürüldüğünde kan dolaşımını hızlandırıyor ve elektriklenmeyi önlüyor.

Cilt bakımında E vitamini ve saponin içeriğiyle kullanılıyor. Serbest radikallere karşı etki göstererek cildi çevresel faktörlerden koruyor ve nem kaybını engelliyor.

Yaşlanma karşıtı özellikleri nedeniyle cilt yenilenme sürecinde uygulanıyor. İnce çizgilerin ve kırışıklıkların görünümünü azaltmak amacıyla cildin kolajen üretimi destekleniyor.

Sebum üretimini dengeleme özelliği ile cildin yağlanmasını kontrol altına alıyor. Anti-inflamatuar yapısı sayesinde sivilce kızarıklıklarını yatıştırıyor ve sivilce lekelerinin rengini açıyor.

Hamilelik ve kilo değişimi süreçlerinde vücutta oluşan çatlakların önlenmesi amacıyla kullanılıyor. Cildin esneme kapasitesini artırıyor, dirsek ve diz gibi bölgelerdeki sertleşmiş deriyi onarıyor.

Tırnak etlerini yumuşatırken tırnakların kırılganlığını azaltıyor. Kimyasal deterjanların veya soğuk havanın ellerde yarattığı tahrişin giderilmesinde kullanılıyor.

Çekirdeklerin kavrulmasıyla elde edilen yemeklik versiyonu, doymamış yağ asitleri barındırıyor. Kolesterol seviyelerini dengelemeye yardımcı olan yağ, salata ve soslarda tüketiliyor.

Fındık ve ağaç yemişi alerjisi olanlarda cilt reaksiyonlarına yol açabiliyor. Kan sulandırıcı ilaç kullananların ve cerrahi operasyon geçirecek kişilerin kullanım öncesi hekime danışması gerekiyor.

Saf argan yağının rengi altın sarısı tonlarında oluyor ve soğuk sıkım yöntemiyle cam şişelerde satılıyor. Ürünün serin, kuru, karanlık ortamlarda ve koyu renkli şişelerde saklanması gerekiyor.

Yorumlar