Fransa, Türkiye ve Yunanistan arasındaki devam eden görüşmeleri desteklediğini belirtirken, müttefiklerin güvenliğine yönelik açıklamaların NATO ve Avrupa ortaklığı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini hatırlattı.
ELYSEE SARAYI'NDAN DİPLOMATİK DENGE ADIMI
Fransa Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Pascal Confavreux, Cumhurbaşkanı Macron’un Atina ziyareti sırasında sarf ettiği "Egemenliğiniz tehlikeye girerse yanınızda olacağız" ifadelerine açıklık getirdi. Bu sözlerin bir Avrupa müttefikine yönelik genel bir müttefiklik refleksi olduğunu savunan sözcü, açıklamanın odağında belirli bir ülkenin bulunmadığını altını çizerek belirtti. Paris, bu hamlesiyle Atina’ya verdiği desteği korurken, Ankara ile olan diplomatik köprüleri de açık tutmayı hedefliyor.

ANKARA İLE GÜÇLENEN İKİLİ DİYALOG VURGUSU
Sözcü Confavreux, Türkiye ile Fransa arasındaki ilişkilerin son dönemde olumlu bir ivme kazandığına dikkat çekti. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot’nun şubat ayındaki Türkiye ziyareti ve liderler düzeyindeki telefon trafiği, bu stratejik yakınlaşmanın kanıtı olarak sunuldu. Fransa, Doğu Akdeniz'de gerilimi düşürmek adına Türkiye ile Yunanistan arasında yürütülen yapıcı diyaloğu tam desteklediklerini ve bu sürecin bölgesel istikrar için elzem olduğunu ifade etti.
NATO MÜTTEFİKLİĞİ VE ORTAK GÜVENLİK
Fransız sözcü, müttefiklerin savunulması konusundaki duruşlarının sadece Yunanistan için değil, tüm NATO ortakları için geçerli olduğunu hatırlattı. İran’ın füzeleri Türk hava sahasına yöneldiğinde Fransa’nın benzer bir dayanışma mesajı verdiğini savunan Confavreux, Paris'in güvenlik mimarisindeki rolünü "ayrım gözetmeksizin müttefiklerin yanında durmak" olarak tanımladı. Bu yaklaşım, Fransa'nın bölgedeki krizlerde taraf tutmak yerine kolektif güvenliğe odaklandığı mesajını güçlendirdi.
KÜRESEL SUMUD FİLOSU VE HUKUKİ HATIRLATMA
Toplantıda ayrıca İsrail ordusunun Küresel Sumud Filosu’na müdahalesi ve gözaltına alınan Fransız vatandaşları da gündeme geldi. Fransa, bu konuda önceliğinin vatandaşlarının güvenliği olduğunu belirterek tarafları uluslararası deniz hukukuna ve seyrüsefer özgürlüğüne saygı duymaya çağırdı. Gazze’ye yönelik insani yardım çabalarının hukuki çerçevede yürütülmesi gerektiğini belirten sözcü, bölgedeki tüm aktörlerin itidalli davranması gerektiğini vurguladı.





