Birleşmiş Milletler (BM), Gazze’deki insani krizin geldiği noktaya dikkat çekerek özellikle çocuklar arasında hızla yayılan yetersiz beslenmenin ölümcül bir boyut kazandığını bildirdi. Bölgedeki yardım girişimlerinin güvenlik, izin ve lojistik nedenlerle aksadığı, yardım ekiplerinin ise ciddi tehlikelerle karşılaştığı belirtildi.
GAZZE’DE YETERSİZ BESLENME ÇOCUKLARIN SAĞLIK HAKKINI TEHDİT EDİYOR
BM Sözcüsü Stephane Dujarric, günlük basın toplantısında yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’nde özellikle çocukların maruz kaldığı besin eksikliğinin artık bir sağlık sorunu olmaktan çıkıp yaşam riski haline geldiğini belirtti. Açlıkla karşı karşıya kalan çocukların çoğunun medikal destek alamadığını vurgulayan Dujarric, yaşamsal destek sistemlerinin çöktüğüne işaret etti.
UNICEF verilerine göre, yetersiz beslenmiş çocukların yaşamlarını kaybetme riski, sağlıklı akranlarına göre onlarca kat daha yüksek. BM kaynakları, Gazze’deki çocukların büyük kısmının hayati risk altında olduğuna dikkat çekiyor.
YARDIM AKIŞI DURMA NOKTASINDA: SINIR GEÇİŞLERİ GÜVENSİZ
Gazze’ye ulaştırılmaya çalışılan insani yardımlar, sınır geçişlerindeki aksaklıklar ve güvenlik kaygıları nedeniyle istenilen hızda ulaştırılamıyor. BM, yardım taşıyan araçların kontrol noktalarında uzun süre bekletildiğini ve bazı bölgelerde hedef alındığını bildirdi.
Yardım ekiplerinin çoğu zaman hedef haline geldiğini kaydeden Dujarric, askeri birliklerin konvoy güzergahlarından çekilmemesi halinde yardımların ulaştırılmasının imkânsız hale geldiğini vurguladı.
AÇLIK, SADECE SİVİLLERİ DEĞİL YARDIM GÖREVLİLERİNİ DE ETKİLİYOR
BM’ye bağlı insani yardım kuruluşlarının Gazze’de görev yapan personeli de ağır koşullar altında çalışıyor. Açlık, uykusuzluk ve kronik yorgunluk yardım personelinin fiziksel kapasitesini sınırlarına kadar zorluyor. Bazı görevlilerin baygınlık geçirdiği ve görev yapamaz hale geldiği bildirildi.
OCHA’dan gelen açıklamalar, mevcut durumun yalnızca yardım ulaştırmayı değil, aynı zamanda görev gücünü de sekteye uğrattığını ortaya koyuyor. BM, sürdürülebilir yardım akışının mümkün olabilmesi için geçiş prosedürlerinin hızlandırılması gerektiğini ifade etti.
HAMİLELER VE YENİDOĞANLAR EN YÜKSEK RİSK GRUBUNDA
BM Nüfus Fonu (UNFPA), Gazze’deki sağlık sisteminin çökmesi ve temel gıdalara erişimin sınırlı olması nedeniyle doğumların ölümcül sonuçlarla sonuçlandığını açıkladı. 2025’in ilk yarısında 220 annenin hayatını kaybettiği bildirildi. Bu sayı, bölgede son yıllarda kaydedilen ortalamanın katbekat üzerinde.
UNFPA, doğumların çoğunun yetersiz beslenme ve tıbbi ekipman eksikliği nedeniyle erken gerçekleştiğini, bu durumun bebek ölümlerini artırdığını açıkladı. En az 20 bebek, doğumdan sonraki ilk gün hayatını kaybetti. Bebeklerin büyük kısmı düşük kilolu doğarken, yoğun bakım ünitesine erişim büyük ölçüde sınırlı kaldı.
BM: GAZZE’DE YARDIM KARARLARI TEK TARAFLI ALINIYOR
BM’ye göre, Gazze’ye ulaştırılacak yardımların miktarı, türü ve hangi kuruluşlar aracılığıyla taşınacağına dair tüm kararlar İsrail makamlarının denetiminde yürütülüyor. Bu durumun, tarafsız ve etkili bir yardım sürecini zorlaştırdığı belirtiliyor.
Sınır geçişlerindeki bürokratik işlemler ve güvenlik politikalarının yardım ekiplerinin zamanında müdahale etmesini engellediğini kaydeden Dujarric, geçiş noktalarında yaşanan gecikmelerin hayati riskler doğurduğunu dile getirdi.
OCHA’YA UYGULANAN KISITLAMALAR TEPKİ ÇEKTİ
BM yetkilileri, OCHA personeline yönelik alınan vize kısıtlamaları ve oturum izinlerinin iptaliyle ilgili gelişmelerin insani yardım sürecine zarar vereceğini açıkladı. BM, bu uygulamaların krizi çözmek yerine derinleştireceği uyarısında bulundu.
İsrail’in uygulamaya koyduğu yeni düzenlemeler doğrultusunda yüzlerce OCHA çalışanı güvenlik soruşturmasına tabi tutulacak ve yabancı personelin ülkede kalış süresi bir aya düşürülecek. BM, bu adımların tarafsız insani faaliyetleri doğrudan sekteye uğratacağını bildirdi.
BM: KALICI ATEŞKES OLMADAN İNSANİ YARDIM SÜRDÜRÜLEMEZ
BM Sözcüsü, Gazze’ye ulaştırılan insani yardımların ihtiyaçların çok gerisinde kaldığını ve bölgede açlık krizinin giderek derinleştiğini belirtti. Yardımların konvoylarla ulaştırılmasının bile büyük risk taşıdığı bir ortamda, sürdürülebilir bir yardım mekanizması kurulmasının ancak ateşkesle mümkün olabileceği ifade edildi.
Dujarric, “Yaşanan kriz geçici değil, derin ve kalıcı. Bu koşullarda yardım faaliyetlerinin başarıya ulaşması mümkün değil” dedi.





