Plan hayata geçerse, yaklaşık 2,3 milyon kişi, altyapının olmadığı ve barınma imkânlarının bulunmadığı orta kesimde dar bir alana sıkıştırılacak.
Başbakan Binyamin Netanyahu yönetiminde alınan karar, beklentilerin aksine Gazze Şeridi’nin tamamı yerine kuzeydeki Gazze kentiyle sınırlandırıldı. Bu tercihte, İsrail ordusunun tüm bölgenin işgaline karşı çıkması, saldırılarda İsrailli esirlerin zarar görme riski ve Tel Aviv yönetiminin uluslararası tepkileri sınırlama isteğinin etkili olduğu belirtiliyor.
İşgal planı, saldırılarla birlikte kuzeyde yaşayan Filistinlileri sözde “tahliye emirleri” ile orta kesime göçe zorlayacak. Ancak Gazze’nin yüzde 88’i hâlihazırda İsrail işgali veya tahliye emirleri altında bulunuyor ve orta kesim de hava saldırılarından tamamen muaf değil.
Birleşmiş Milletler, bölgede güvenli bir yer olmadığını sık sık vurgularken, işgalin sonraki aşamasında Gazze’nin tamamının hedef alınabileceği yorumları yapılıyor. İsrail basını, saldırıların aşamalı şekilde orta kesimdeki mülteci kamplarına kadar genişleyebileceğini aktarıyor.