CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Yeşilgölcük kasabasında süt inekçiliği yapan üretici Bülent Özden’i ziyaret ederek hayvancılık sektöründeki krizi yerinde inceledi. Artan yem fiyatları, şap salgını nedeniyle yaşanan hayvan kayıpları ve süt fiyatlarının maliyetleri karşılamaması üreticiyi zor durumda bırakıyor.

Bursa'da seyir halindeki otomobil alev topuna döndü
Bursa'da seyir halindeki otomobil alev topuna döndü
İçeriği Görüntüle

“50 KİLOLUK SÜT YEMİ 900 LİRAYA DAYANDI”

Süt inekçiliğinde yem maliyetinin belirleyici olduğunu vurgulayan Gürer, “Süt inekçiliği, düzenli ve yoğun yem kullanımını zorunlu kılıyor. Bugün 50 kiloluk süt yemi 900 liraya dayanmış durumda. Hayvanlar 12 ay kapalı sistemde besleniyor. Yem maliyeti arttıkça üretici daha da zorlanıyor” dedi.

Şap hastalığı döneminde yaşanan kayıplara da dikkat çeken Gürer, çok sayıda buzağının telef olduğunu belirtti. Gürer, “Ülkemiz hayvancılığı ciddi risk altında. Gerçekçi projeler geliştirilmeli, üreticiye doğrudan destek sağlanmalı. İthalat yerine yerli hayvancılığı güçlendiren politikalar uygulanmalı” diye konuştu.

Mevcut politikaların günü kurtarmaya yönelik olduğunu savunan Gürer, “Ne et ucuzluyor, ne süt ucuzluyor, ne de hayvan sayısı artıyor. Süreç doğru yönetilmezse hayvancılık ciddi bir çıkmaza sürüklenir” ifadelerini kullandı.

“100 HAYVANIM VARDI, 70’E DÜŞTÜM”

20 yıldır hayvancılık yapan üretici Bülent Özden ise artan maliyetler nedeniyle küçülmeye gitmek zorunda kaldıklarını söyledi. “100 hayvanım vardı, 70’e düştüm. Şap nedeniyle yüzde 20’ye yakın zayiat verdik. İlaç tedavisi yaptık ama yine de kayıplar yaşadık. Süt verimi de düştü” dedi.

Yem, elektrik ve diğer girdilerin sürekli arttığını belirten Özden, “50 kilo yem 900 liraya yakın. Yonca, silaj verirsen süt alıyorsun ama bu kez yemciye, samancıya çalışıyorsun. Elektrik 2 lira 22 kuruş. Sütün litre fiyatı bize 20,5 lira olarak yansıyor” diye konuştu.

ULUSAL SÜT KONSEYİ FİYATI SAHADA YOK

Özden, Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan 22 lira 22 kuruşluk fiyatın bölgede uygulanmadığını belirterek, “Biz sütü aracıya veriyoruz. Fabrikaya doğrudan satış yapamıyoruz. Sütçüler geliyor, soğutma tankından alıyor. Açıklanan fiyat sahada yok” dedi.

Kesime hayvan verdiklerini de ifade eden Özden, “Besi de yapıyoruz ama al birini vur ötekine. Ailece çalışmasak, dışarıdan işçi tutsak bu işin içinden çıkamayız” sözleriyle üreticinin içinde bulunduğu tabloyu özetledi.

“12 AY KAPALI SİSTEM, MALİYET ÇOK YÜKSEK”

Bölgede hayvanların meraya çıkamadığını, yıl boyunca kapalı sistemde bakıldığını anlatan Özden, “12 ay hazır yemle besliyoruz. Maliyet çok yüksek. Çoluk çocuk çalışmasak ekmek kalmaz. Hayvancılıkta sürdürülebilirlik kalmadı” dedi.

Gürer ise yem maliyetleri ile süt fiyatı arasındaki dengesizliğin giderilmemesi halinde üreticinin sektörden çekilmeye devam edeceğini belirtti. Hayvan hastalıklarının önlenmesi, buzağı ölümlerinin azaltılması, yem sübvansiyonu sağlanması ve ahır giderlerinin düşürülmesi gerektiğini vurguladı.

Muhabir: Haber Merkezi