Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hürriyet gazetesinden Hande Fırat'a verdiği röportajda Türkiye'nin gündemindeki hukuki başlıklar ve yeni yargı stratejileri üzerine değerlendirmeler yaptı. Gürlek; terörsüz Türkiye süreci kapsamındaki yasal hazırlıklar, tutukluluk şartları, cezaevlerinin durumu, uyuşturucu operasyonlarındaki istatistikler ve savunma hakkı tartışmalarına değindi. Yeni anayasa çalışmaları ile sosyal medyada anonim hesapların kapatılmasını öngören düzenlemeler hakkında da bilgi veren Gürlek, yasadışı bahisle mücadele için atılacak adımları aktardı.
BAKAN GÜRLEK "GENEL AF SÖZ KONUSU DEĞİL" DİYEREK UMUT HAKKI İÇİN MECLİS'İ İŞARET ETTİ
Adalet Bakanı Akın Gürlek, olası yasal düzenlemelerin genel affa dönüşmeyeceğini ve cezasızlık anlamına gelmeyeceğini belirterek şunları söyledi:
“En kritik eşik, örgütün silah bırakması ve kendini feshetmesi. Bu tespiti de devletin güvenlik birimleri yapacaktır ve takipçisi olacak. Yapılacak çalışmaların hukuki altyapısı da büyük oranda bu tespit ve teyit sürecinin sonuçlarına göre olacak. Yasal düzenleme yapılacaksa bunun adresi elbette ki Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Adalet Bakanlığı olarak biz de bu sürece teknik olarak destek veririz ama sürecin ana aktörü Meclis. Net ifade edeyim; yapılacak olası düzenlemelerin genel affa dönüşmesi sözkonusu değil. Yapılacak olası düzenlemeler cezasızlık anlamına gelmeyecek. Kapsamın ne olacağına da yine Meclis karar verecek. Süreç şeffaf, hukuka uygun ve toplumsal hassasiyetler gözetilerek yürütülecek. Mevzuatımızda kural olarak ağırlaştırılmış müebbet dahil hapis cezaları için belli bir süre ceza infaz kurumunda kaldıktan sonra koşullu salıverilme imkânı var. Ancak terör suçları söz konusu olduğunda durum farklı. Özellikle idam cezasından ağırlaştırılmış müebbete çevrilen ya da terör suçundan ağırlaştırılmış müebbet alan kişiler bakımından koşullu salıverilme hükümleri uygulanmıyor; ceza ömür boyu infaz ediliyor. Dolayısıyla mevcut hukuk düzeninde bu kişiler için “umut hakkı” şeklinde bir uygulama zaten bulunmuyor. Yeni bir düzenleme yapılıp yapılmayacağı konusu ise yasama organının, yani TBMM’nin takdirinde. Süreç orada şekillenecek. Burada şahıslara değil, yani şahsi bir düzenleme değil, genel olarak toplumun ihtiyaçları ve söz konusu sürücün zarar görmemesine ilişkin bir çalışma yapmamız lazım. Amaç, terörsüz bir Türkiye hedefi ve toplumsal huzurun güçlendirilmesi çerçevesinde değerlendirme yapılması. Halihazırda idam cezasından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına dönüştürülen terör suçluları ile terör suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan suçluların cezaları bakımından koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanması sözkonusu olamayacak.”
TUTUKLAMA TEDBİRİ İÇİN KUVVETLİ ŞÜPHE SEBEPLERİNİN ŞART OLDUĞU VURGULANDI
Gürlek, tutuklama tedbirinin bir istisna olduğunu ve şartlara bağlı uygulandığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Yürütülen soruşturmalarda kuvvetli şüphe sebepleri bulunmaması halinde tutuklama tedbirine başvurulmamakta. Dosyaların kapsamını bilmeyerek ya da kimi zaman çarpıtarak yapılan yorumlara kamuoyumuzun itibar etmemesi gerekir. Yargı; şahısların isimlerine, ünvanlarına bakmaz. Somut olarak suç var mı, yok mu, kuvvetli suç şüphesi var mı yok mu buna bakar. Hâkim-savcı buna göre değerlendirme yapar. Tutuklama bir istisnadır, şartları vardır. Üstelik yargının kendi arasında bir kontrol mekanizması da bulunmaktadır. Cezaevlerindeki doluluk oranlarını da yakından takip ediyoruz. Modern, ıslah odaklı kurumlar inşa ediyoruz. Bugün cezaevlerindeki tutuklu oranı yüzde 15 civarında, bu oran geçmişte çok daha yüksekti. Yeni Yargı Reformu Stratejisi kapsamında infaz dengesini yeniden ele alıyoruz. Amacımız cezasızlık algısını ortadan kaldırmak, infazda adaleti güçlendirmek ve sistemi daha hakkaniyetli hâle getirmek. Şunu net söyleyeyim: Bu düzenlemeler asla suçla mücadelede bir zafiyet anlamına gelmeyecektir.”
ÖZEL HAYATIN KORUNMASI GEREKTİĞİ VE OPERASYONLARIN SOMUT DELİLLERE DAYANDIĞI BELİRTİLDİ
Uyuşturucu operasyonları ve sosyal medyada paylaşılan içeriklere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gürlek, şu bilgileri verdi:
“Hiç kimsenin özel hayatının sosyal medya üzerinden tartışılmasını istemiyoruz. Herkesin özel hayatının korunması gerekiyor. Savcı, hâkim sadece suç var mı yok mu buna bakar. Kamuoyuna yansıyan soruşturmaların hiçbiri soyut iddialardan ibaret değildir. Uyuşturucu testine gönderilen hiçbir şüpheli böyle bir soyut iddia üzerine gönderilmemektedir. Operasyonlar ya da test uygulamaları soyut iddialarla yapılmaz, somut delillere dayanır. Kendisine herhangi bir şekilde bir suç ihbarı yapılan Cumhuriyet savcısının soruşturmadan kaçınması mümkün değildir.”
ADALET BAKANLIĞI UYUŞTURUCU SUÇLARINA İLİŞKİN GÜNCEL VERİLERİ AÇIKLADI
Ceza infaz kurumlarındaki mevcut duruma ilişkin sayılar paylaşan Bakan Gürlek, istatistikleri şu şekilde aktardı:
“Uyuşturucu kullanma suçundan soruşturmada 457 bin 525 kişi, kovuşturmada 87 bin 848 kişi hakkında soruşturma ve davalar derdesttir. Uyuşturucu ticareti suçundan soruşturmada 88 bin 16 kişi, kovuşturmada 64 bin 316 kişi hakkında soruşturma ve davalar derdesttir. Uyuşturucu ticareti suçundan 82 bin 619’u hükümlü, 28 bin 843’ü tutuklu; uyuşturucu kullanma suçundan 67.378’i hükümlü, 13’ü tutuklu; diğer uyuşturucu madde suçlarından ise 3 bin 682’si hükümlü,158’i tutuklu olduğu dikkate alındığında ceza infaz kurumlarının büyük çoğunluğunu bu suç türünden ceza alan ya da tutuklanan mahkûmlar oluşturmaktadır.”
"HİÇBİR HAK SINIRSIZ DEĞİLDİR" DİYEN GÜRLEK AVUKAT GÖRÜŞMELERİNE GETİRİLECEK KISITLAMALARI ANLATTI
Tutukluların avukatlarıyla olan görüşmelerine getirilecek olası kısıtlamalara ilişkin konuşan Gürlek, şunları söyledi:
“Savunma hakkının ortadan kaldırılması ya da özünün zedelenmesi gibi bir yaklaşımımız kesinlikle sözkonusu olamaz. Mesele savunma hakkının kötüye kullanılmasının önüne geçmek. Ancak hiçbir hak sınırsız değildir. Ceza infaz kurumlarında, somut ve ciddi güvenlik riski ortaya çıktığında, kanuna dayalı, hâkim kararıyla ve belirli sürelerle sınırlı bazı usuli tedbirler alınabilir. Bu, savunma hakkını kaldırmak değil, kötüye kullanımın önüne geçmektir. Bir görüşme delillerin yok edilmesine ya da örgütsel talimat aktarımına araç haline geliyorsa, hukuk devleti buna kayıtsız kalamaz. Terör ve örgüt suçlarında avukatların müvekkilleriyle görüşmesinde sıkıntı var. Tutukluların suçluluğu henüz kesinleşmediğinden orada masumiyet karinesi var ancak avukatlarının örgütsel süreçlerin bir parçası olması, aynı şekilde içeriden aldığı talimatları da dışarı iletmesi hukuk devletinde kesinlikle kabul edilemez. Üzerinde çalışılan düzenlemeye göre, bu konuda somut şartlar aranacak yani bir kere mahkeme kararı olacak, ikincisi de somut bir tespit olacak. Böyle bir durum ortaya çıkarsa. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları da “Avukatla terör suçlarında ya da örgüt suçlarında hâkim kararıyla somut delil olması durumunda yapılan kısıtlamalar makuldür” diyor. Bizim yasamızda bu konuda bir düzenleme olmadığından bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu anlattık. Bu illa yüzde 100 her görüşmede uygulanacak diye bir şey de yok.”
YARGILAMALARIN HIZLANDIRILMASI İÇİN YENİ İHTİSAS MAHKEMELERİ VE DENETİM BÜROLARI KURULACAK
Adalet komisyonları bünyesinde oluşturulacak yeni büroları ve ihtisaslaşma çalışmalarını aktaran Gürlek, yapılacakları şu sözlerle özetledi:
“Adalete erişim imkânlarının dikkate alınması suretiyle ihtiyaç duyulan yerlerde yeni adliye ve idare mahkemeleri kurulacaktır. İş yükü dikkate alınarak çevre, sağlık, sigorta, trafik kazaları, iş kazalarından kaynaklı maddi ve manevi tazminat gibi dava türleri için iş dağılımı suretiyle ihtisaslaşma sağlanacak. Ticaret mahkemelerini büyükşehirlerde tek merkeze toplayarak yeni bir yapılanmaya gidecek ve ticari yargılamaların daha hızlı görülmesi sağlanacaktır. Uyuşturucu kullanma ve ticareti suçuna ilişkin ihtisas mahkemeleri belirlenecek. Performans ve verimlilik artırılarak yargısal süreçlerin makul sürede tamamlanması için önleyici teftiş uygulamaları geliştirilecek. Cumhuriyet savcılarının adalet daireleri ile kasa hesapları üzerindeki gözetim ve denetim yetkisinin güçlendirilmesi için ağır ceza merkezlerinde denetim büroları kurulacak. Hâkim ve Cumhuriyet savcılarının nakil, terfi ve disiplinlerine ilişkin hükümler yeniden düzenlenecek.”
SOSYAL MEDYADA KİMLİK DOĞRULAMA ZORUNLULUĞU GETİRİLİYOR
Sosyal medyadaki sahte hesaplara yönelik yeni yasal hazırlığı anlatan Gürlek, şu açıklamayı yaptı:
“Yapılacak düzenleme ile bir kişi sosyal medyada itibar suikastı yapıyorsa, açık kimliği ile yapacak. Klavye delikanlılığı yapan açık kimliği ile yapacak. Bunun için bir geçiş süreci olacak. O süre içinde kişinin gerçek hesaba geçmesi gerekecek. Geçmiyorsa sahte hesaplar kapatılacak. Bu, yurtdışından vatandaşlarımız için de geçerli olacak. Aynı şekilde pasaportla doğrulama olacak, cep telefonuna da bir doğrulama mesajı gelecek.”
"ÜLKEMİZİ YENİ, SİVİL VE DEMOKRATİK BİR ANAYASAYA KAVUŞTURACAĞIZ" HEDEFİ AÇIKLANDI
Mevcut anayasanın ihtiyaçları karşılamadığını belirten Gürlek, yeni anayasa hedefini şu sözlerle aktardı:
“1982 Anayasası, askeri cunta tarafından hazırlanan 12 Eylül 1980 darbesinin ruhunu taşıyan anti demokratik bir Anayasa’dır. Bu Anayasa darbenin baskıcı, otoriter ve olağanüstü şartlarında hazırlanmıştır. Anayasa’nın ilk yürürlük tarihinden son değişiklik tarihine kadar yapılan değişiklikler nedeniyle Anayasa’nın sistematiği bozulmuş, birçok hüküm arasındaki uyum kaybolmuş ve Anayasa adeta yamalı bohçaya dönmüştür. Bugün gelinen noktada Anayasa ülkemize dar gelmektedir. Türkiye’nin ‘askeri müdahale’ etiketini üzerinden atmış, çağın ihtiyaçlarına cevap veren demokratik yeni bir anayasaya ihtiyacı vardır. Bizim ihtiyaç duyduğumuz anayasa; lafzı, ruhu ve hacmiyle milletimizin dünyaya ve hayata bakışına, ülkemizin birikimine ve hedeflerine uygun bir anayasayadır. Toplumun gerisinde kalan değil; insanı önceleyen, topluma dinamizm katan bir anayasaya ihtiyaç duyuyoruz. Ülkemizi yeni, sivil, demokratik, özgürlükçü ve kuşatıcı yeni bir anayasaya kavuşturacağız.”
BAŞSAVCILAR YASADIŞI BAHİSLE MÜCADELE İÇİN ANKARA'YA ÇAĞRILACAK
Yasadışı bahis ve sanal kumarla mücadele kapsamında atılacak adımları açıklayan Gürlek, sözlerini şöyle tamamladı:
“81 ilin başsavcısını zaten kendim yakın zamanda toplayacağım. Mesajımız şu olacak; yasadışı bahis, uyuşturucu, sanal kumarda tavizsiz mücadelemiz olacak. Ellerindeki dosyalarda hassasiyet göstermelerini isteyeceğiz. Yasadışı bahisle ilgili belki kanun düzenlemesine ihtiyaç olabilir. Düzenlemenin teşvik etme, reklam yapma gibi konuları içermesini planlıyoruz.”




