BMM’de kabul edilen ancak yürürlüğe giriş süreci henüz tamamlanmayan düzenlemenin sahadaki yansımalarına dikkat çeken Ataşeler, terörün tamamen bitirilmesi için yalnızca silah tesliminin yeterli olmadığını, örgütün tüm unsurlarıyla tasfiye edilmesi gerektiğini vurguladı.


"SADECE SİLAH BIRAKMAK YETERLİ DEĞİL, TAM TASFİYE ŞART"

Kanunun uygulanmasındaki ana şartın, örgütün feshedildiğinin ve silahsızlandığının Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla teyit edilmesi olduğunu hatırlatan Bülent Atasever, şu kritik uyarıda bulundu:

⁠Bir grup silahın teslim edilmesi tek başına yeterli değildir. Örgütün komuta hiyerarşisi, finans kaynakları, eleman temin sistemi, propaganda ağı ve sınır ötesindeki yapılanmaları da işlevsiz hâle getirilmelidir. Türkiye’de silah bırakan bir örgütün Suriye veya Irak’ta başka bir isim altında kapasitesini koruması, gerçek bir tasfiye değil, tehdidin biçim ve coğrafya değiştirmesidir. Bağlantılı oluşum kavramı belirsiz bırakılmamalı; Irak, Suriye, İran hattı ve Avrupa’daki finans ağı aynı stratejik tablonun parçaları olarak ele alınmalıdır.


Düzenlemenin asla bir genel af niteliği taşımadığını belirten Atasever, kamu vicdanı ve adalet vurgusu yaparak, "Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçu ile bazı ağır suçlar kapsam dışı tutulmuştur. Şehit ailelerinin, gazilerin ve terörden zarar gören vatandaşlarımızın adalet beklentisi mutlaka gözetilmelidir. Üniter devlet yapısı, toprak bütünlüğü ve Türkçenin resmî dil statüsü tartışmaya açık değildir," dedi.

Teknofest mavi vatan heyecanı başlıyor
Teknofest mavi vatan heyecanı başlıyor
İçeriği Görüntüle


BÖLGESEL GÜVENLİK VE MEKKE ANLAŞMASI: "YENİ BİR DENGE DOĞUYOR"

Gelişen hibrit tehditler ve vekâlet savaşları ortamında Türkiye'nin güvenlik mimarisini de değerlendiren Ataşeler, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos 2026'da imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na dikkat çekti. Anlaşmadaki müşterek savunma ilkesinin bölgesel caydırıcılık açısından yeni bir denge kurabileceğini ifade eden Atasever, sözlerini şöyle sürdürdü:


⁠Türkiye’nin savunma teknolojisi, Pakistan’ın askerî kapasitesi ve Suudi Arabistan’ın ekonomik gücü birbirini tamamlayan unsurlardır. Bu birliktelik hava savunması, insansız sistemler, elektronik harp ve deniz güvenliği alanlarında somutlaştırılabilirse önemli bir caydırıcılık oluşturur. Ancak bu yapı, bir mezhep bloğu değil; bölge ülkelerinin kendi güvenliklerine sahip çıkması ve İsrail’in bölgesel istikrarsızlığı artıran eylemleri karşısında stratejik bir denge kurma çabasıdır.


SAVUNMA SANAYİİNDE "KRİTİK BAĞIMSIZLIK" VURGUSU

Türkiye’nin yerli ve millî savunma hamlelerinin kalıcı başarısı için "yerlilik" oranından ziyade "kritik bağımsızlık" oranına odaklanılması gerektiğinin altını çizen Atasever, kritik yazılımlar, motorlar ve yarı iletkenlerdeki dış bağımlılığın sıfırlanmasının stratejik önem taşıdığını belirterek, "Terörsüz Türkiye hedefinin başarı ölçütü yalnızca silahların belirli bir süre susması değildir. Asıl başarı; örgütün bütün silahlı, mali ve örgütsel kapasitesinin tasfiye edilmesi, vekâlet savaşlarında yeniden kullanılmasının önlenmesi ve Türkiye'nin bölgesinde edilgen değil, kurucu aktör hâline gelmesidir. Çerçeve yasa bu bakımdan bir son değil; dikkatle yönetilmesi gereken uzun vadeli bir dönüşümün başlangıcıdır" dedi.

Muhabir: TEVHİDE İREM ZORLU