Saldırının ardından ortaya çıkan istihbarat bilgileri, Hamaney’in saatler öncesinde sığınağa gidebilecek imkâna sahip olduğunu ancak bunun yerine Tahran’daki liderlik kompleksinde kalmayı tercih ettiğini gösteriyor. Bu durum, İran içinde ve uluslararası güvenlik çevrelerinde “büyük bir stratejik hata mı yoksa bilinçli bir siyasi tercih mi?” tartışmasını başlattı.

İSTİHBARAT, AYLARCA HAMANEY'İ TAKİP ETTİ
Operasyonun başarısında en kritik unsur, ABD ve İsrail istihbaratının Hamaney’in günlük rutinlerini uzun süre takip etmesi oldu.
Batılı istihbarat kaynaklarına göre CIA ve İsrail istihbaratı, Hamaney’in hareketlerini aylar boyunca izledi ve liderin hangi gün hangi toplantılara katıldığını detaylı biçimde analiz etti.
Bu istihbarat sayesinde saldırı, Hamaney’in üst düzey İranlı yetkililerle aynı anda bulunduğu bir toplantıya denk getirildi. Aynı operasyonda onlarca üst düzey askeri ve siyasi isim de hedef alındı.
Bazı analistlere göre bu kadar hassas bir hedefleme ancak İran yönetimi içinde ciddi bir istihbarat sızıntısı olmasıyla mümkün olabilir.

SIĞINAK VARDI AMA KULLANILMADI
İran liderinin normal şartlarda sığınabileceği çok sayıda yeraltı tesisi bulunuyor.
Tahran’daki liderlik kompleksinin altında bulunan sığınak ağının son derece derin olduğu ve asansörle ulaşılmasının bile yaklaşık beş dakika sürdüğü belirtiliyor.
Bu nedenle askeri uzmanlara göre Hamaney isterse saldırı sırasında neredeyse ulaşılamaz bir konumda olabilirdi.
Ancak saldırı gerçekleştiğinde Hamaney’in bu yeraltı sığınaklarında değil, liderlik ofisinin bulunduğu kompleks içinde olduğu bildirildi.

İDDİA: TOPLANTIYI İPTAL ETMEK İSTEMEDİ
Operasyonun zamanlaması dikkat çekici.
İstihbarata göre Hamaney saldırı günü sabah saatlerinde İran’ın üst düzey askeri ve siyasi liderleriyle kritik bir toplantı yapıyordu.
Bu toplantının İran’ın savaş stratejisi ve bölgesel saldırı planlarıyla ilgili olduğu iddia ediliyor.
Bazı kaynaklara göre Hamaney toplantıyı iptal etmenin İran rejimi içinde panik yaratacağını düşündüğü için yeraltına inmeyi reddetti.
Bu durum bazı uzmanlar tarafından “liderlik psikolojisi” olarak yorumlanıyor:
Bir diktatör ya da mutlak lider kriz anında saklanırsa rejim içinde çözülme başlayabilir.
İran liderinin sığınağa girmemesinin bir diğer nedeni ideolojik olabilir.
Hamaney geçmişte yaptığı konuşmalarda sık sık “korkunun rejimi zayıflatacağını” söylemiş ve İran liderlerinin savaş sırasında bile saklanmaması gerektiğini savunmuştu.
Bu nedenle bazı analistler onun saldırı riskini bilerek kabul etmiş olabileceğini öne sürüyor.
Bu teoriye göre Hamaney, Batı’ya “kaçmayan lider” görüntüsü vermek istiyordu.

HAMANEY ELE Mİ VERİLDİ?
Operasyonun bu kadar hassas bir zamanlamayla yapılması bazı güvenlik uzmanlarını farklı bir ihtimale götürdü.
İddialara göre saldırıdan önce İran’daki bazı güvenlik sistemleri siber saldırılarla devre dışı bırakıldı ve iletişim ağları geçici olarak kör edildi.
Bu durum saldırının son anda engellenmesini imkânsız hale getirdi.
Bazı analistler bu gelişmenin İran güvenlik yapısı içinde bir istihbarat sızıntısına işaret edebileceğini öne sürüyor.
UZUN SÜREDİR SIĞINAKLAR KULLANILIYORDU
İlginç olan şu ki Hamaney zaten uzun süredir yeraltı sığınaklarını kullanıyordu.
İran’a yakın kaynaklara göre lider, saldırı riskinin artması üzerine Tahran’da tünellerle bağlantılı bir yeraltı kompleksine taşınmıştı.
Bu kompleksin konumunun gizli tutulduğu ve üst düzey yetkililerin bile Hamaney ile görüşmeye götürülürken gözlerinin bağlandığı iddia ediliyor.
Bu da şu soruyu doğuruyor:
Eğer bu kadar gizli ve güvenli bir sistem vardıysa, o gün neden yer üstündeydi?

"FIRSAT BU FIRSAT" DENDİ
Batılı askeri kaynaklar saldırının aslında bir fırsat operasyonu olduğunu söylüyor.
Aylar boyunca Hamaney’i takip eden istihbarat birimleri liderin aynı anda birçok üst düzey yetkiliyle toplantıda olacağını öğrendi.
Bu nedenle saldırı planı hızla devreye alındı.
Operasyon sırasında yaklaşık 30 hassas güdümlü mühimmatın liderlik kompleksine isabet ettiği bildirildi.
Bu büyüklükte bir saldırı, hedefin kaçma ihtimalini neredeyse sıfıra indiriyordu.





