Tahran’da düzenlenen ve yargı yetkililerinin katıldığı toplantıda konuşan Hamaney, İsrail-İran arasında son dönemde artan karşılıklı saldırıların ardından ilk kez kamuoyuna seslendi.
Konuşmasında “diplomasi ile savaş meydanının birliğine” vurgu yapan Hamaney, İran’a yönelik saldırıların yalnızca askeri değil, rejimi çökertmeye dönük çok katmanlı bir planın parçası olduğunu iddia etti. Hedefin, rejimin önemli kadrolarını etkisiz hale getirerek içerideki örgütlenmeleri harekete geçirmek olduğunu söyleyen Hamaney, “Ancak halkın dik duruşu ve birliği sayesinde bu planlar başarısız oldu” dedi.
“İran’a Karşı Planlar Bozuldu”
Hamaney, İran halkının tüm kesimlerinin – gazetecilerden hakimlere, kamu görevlilerinden din adamlarına kadar – ulusal birliği koruma sorumluluğu taşıdığını belirterek, “Allah onların planlarını bozdu. Halkımız meydanlara çıktı ve devleti destekledi” dedi.
İran’ın karşı saldırılarının etkili olduğunu savunan Hamaney, İsrail'in ABD’den yardım istemek zorunda kaldığını, bunun da Tel Aviv’in İran karşısında aciz kaldığını gösterdiğini ileri sürdü. “Eğer kendini savunabilecek durumda olsaydı, Siyonist rejim Amerika’ya bu şekilde başvurmazdı” diyerek İsrail’in kırılganlığını hedef aldı.

“ABD’ye Yönelik Darbe Gizleniyor”
ABD’ye karşı düzenlenen saldırılar konusunda da çarpıcı açıklamalarda bulunan Hamaney, İran’ın hedef aldığı üssün bölgedeki son derece hassas Amerikan merkezlerinden biri olduğunu ve bu saldırının gerçek boyutunun henüz kamuoyuyla paylaşılmadığını iddia etti.
“Bu bir hassas darbeydi” diyen Hamaney, “Sansür kalktığında, İran’ın Amerika’ya ne kadar büyük bir darbe indirdiği ortaya çıkacak. Ancak bu daha başlangıç. ABD’ye ve müttefiklerine daha büyük darbeler de indirilebilir” ifadelerini kullandı.
Son açıklamalarıyla tansiyonu daha da yükselten Hamaney, İran’ın sadece savunmada değil, gerektiğinde bölgesel saldırı gücünü de artırabileceğinin sinyalini vermiş oldu. Bu açıklamaların ardından bölge genelinde yeni askeri hareketlilik ve diplomatik hamlelerin artması bekleniyor.




