Hantavirüs, kemirgenler özellikle de fareler aracılığıyla bulaşan ve insanlarda ciddi solunum yolu ile böbrek yetmezliğine kadar ilerleyebilen enfeksiyonlara neden olabilen bir virüs olarak biliniyor. Hastalık nadir görülse de ağır seyri nedeniyle sağlık dünyasında “sessiz tehlike” olarak değerlendiriliyor.
NASIL BULAŞIYOR?
Uzmanlara göre virüs, enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve tükürüğü yoluyla çevreye yayılıyor. İnsanlar ise çoğunlukla bu partiküllerin kuruyarak toz haline gelmesi ve solunum yoluyla vücuda alınması sonucu enfekte oluyor. Doğrudan insandan insana bulaşın oldukça sınırlı olduğu belirtilse de, bazı özel türlerde bu ihtimalin göz ardı edilmemesi gerektiği ifade ediliyor.
BELİRTİLER ÇOĞU ZAMAN GRİP SANILIYOR
Hastalığın ilk evresi genellikle grip ile karıştırılıyor. Yüksek ateş, baş ağrısı, kas ağrıları, halsizlik ve üşüme en sık görülen belirtiler arasında yer alıyor. Ancak hastalık ilerledikçe tablo ağırlaşabiliyor. Nefes darlığı, akciğerlerde sıvı birikmesi ve böbrek fonksiyonlarında bozulma gibi ciddi komplikasyonlar ortaya çıkabiliyor. Bu aşama “Hantavirüs Pulmoner Sendromu” olarak adlandırılıyor ve acil müdahale gerektiriyor.
RİSKLİ ALANLAR NERELER?
Sağlıkçılar, özellikle bazı alanlarda bulaşma riskinin daha fazla arttığına dikkat çekiyor. Buralar, uzun süredir açılmayan depolar ve ambarlar, kırsal bölgelerdeki eski yapılar, ahırlar ve tarım alanları, bodrum, garaj gibi kapalı ve havalandırması zayıf alanlar olarak öne çıkıyor. Bu ortamlarda kemirgenlerin bıraktığı kalıntıların havaya karışması, virüsün yayılmasını kolaylaştırıyor.
“SÜPÜRMEK BİLE RİSK OLUŞTURABİLİR”
Sağlıkçılar, uzun süre kapalı kalan alanların temizlenmesi sırasında dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor. Özellikle kuru dışkı ve idrar kalıntılarının süpürülmesi sırasında tozun havaya karışarak bulaş riskini artırabileceği ifade ediliyor. Bu nedenle temizlik sırasında maske ve eldiven kullanılması, ortamın önceden havalandırılması ve doğrudan temasın kesinlikle önlenmesi öneriliyor.
BAĞIŞIKSIL SİSTEMİ VURGUSU
Prof. Dr. Levent Doğancı Türkinform’a özel yaptığı açıklamada, bağışıklık sistemine de dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Doğancı, konuşmasında şu bilgileri paylaştı:
“Bağışıklık sisteminin dengede olması gerekir. Ne zayıf olacak ne de çok fazla kuvvetli. Otoimmün (romatolojik) hastalıkları tetikler; CCHF ve Hantavirüs gibi hemorajik ateşlerde ve hatta bazı covid-19 hastalarında hastanın kendi immün sistemi kendi dokularına saldırarak ölüme kadar giden patolojik bir süreçe yol açar. Zaten yok kuvvetli bağışıklık, yok bugünlerdeki moda aldatmaca ‘Longevity’ ticari unsurlar taşıyan pseudo-bilim olarak isimlendirdiğimiz bir durum. Halkın böyle aldatmacalara kanmaması için otoritenin de bu konuyu dikkate alması gerekir. Bir de bir uzmanlık dalı olmamasına rağmen ‘Longevity uzmanı’ diye alt yazı çıkaran temel tıp uzmanı arkadaşlarımız var. Hekimlikte reklam ve manipülasyon olmamalıdır. Bu konu maalesef son zamanlarda yaygın olarak kötüye kullanılıyor. Boş yere de halkın maddi kaynağı heba oluyor.”
TEDAVİ VE KORUNMA YÖNTEMLERİ
Hantavirüse karşı spesifik bir antiviral tedavi bulunmuyor. Tedavi süreci genellikle destekleyici yöntemlerle, hastanın durumuna göre yoğun bakım koşullarında yürütülüyor. Uzmanlar erken teşhisin hayati önem taşıdığını belirtirken, en etkili korunma yönteminin ise basit önlemler olduğunu vurguluyor. Bunlar arasında kemirgen kontrolü, gıda hijyeni ve yaşam alanlarının düzenli temizliği öne çıkıyor.
UZMANLARDAN KRİTİK UYARI
Yetkililer, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşlara kemirgenlerle mücadele konusunda daha dikkatli olmaları çağrısında bulunuyor. Ev ve iş yerlerinde açıkta yiyecek bırakılmaması, delik ve giriş noktalarının kapatılması ve düzenli temizlik yapılması gerektiği ifade ediliyor. Nadir görülmesine rağmen ağır sonuçlar doğurabilen hantavirüs, uzmanlara göre “küçük ihmalin büyük sağlık sorunlarına dönüşebileceği” bir risk olarak değerlendiriliyor.




