Bilinç kavramı, yüzyıllardır hem felsefecilerin hem de bilim insanlarının üzerinde tartıştığı konuların başında geliyor. Bilinçaltı eğitmeni Mümine Helin Arısan, bilincin ne anlama geldiği ve neden hala net bir tanıma sahip olmadığı konusunda önemli değerlendirmelerde bulundu.

Arısan, kendi öğrendiklerini harmanlayarak şunları anlattı: "Bazı düşünürlere göre bilinç, insanın kendisini, düşüncelerini ve çevresini fark edebilme kapasitesi olarak tanımlansa da bu kavramın kesin sınırları konusunda bilim dünyasında tam bir uzlaşı bulunmuyor. Bu nedenle bilinç konusu hem bilimsel hem de felsefi açıdan hala araştırılmaya devam ediyor."

Bilinc Bilincalti-3

TARİH BOYUNCA BİLİNÇ TARTIŞMASI

Arısan, "Bilinç üzerine yapılan ilk önemli tartışmalardan biri 17. yüzyılda Fransız filozof René Descartes tarafından ortaya kondu. Descartes’ın ünlü “Düşünüyorum, öyleyse varım” sözü, bilincin düşünme ile bağlantılı olduğunu savunan yaklaşımın temelini oluşturdu.

Descartes ayrıca dilin, bir varlığın içinde düşünce barındırdığının en güçlü göstergelerinden biri olduğunu ileri sürmüştü. Ancak bu görüş, sonraki yıllarda birçok bilim insanı tarafından tartışmaya açıldı" sözlerine yer verdi.

BİLİNÇ, DİL VE ZEKA İLİŞKİSİ

Helin Arısan, modern bilimde uzun yıllar boyunca bilincin dil ve zeka ile birlikte ele alındığını belirterek: "Bu yaklaşım, düşünce ve duyguların doğrudan ölçülmesinin zor olması nedeniyle bilimsel çalışmaların çoğunda davranışların incelenmesine ağırlık verilmesine yol açtı.

Ancak günümüzde bu bakış açısının değişmeye başladığını görüyoruz, bilincin yalnızca insan merkezli bir yaklaşımla açıklanamayacağı söyleniyor. Bir varlıkta dil ve zekanın bulunması, her zaman bilinçle aynı şekilde ortaya çıkacağı anlamına gelmiyor" dedi.

BİLİNÇ KAVRAMINA YÖNELİK ELEŞTİRİLER

Arısan, bazı uzmanların “bilinç” kavramının çok geniş ve belirsiz kullanıldığını düşündüğünü de aktarıyor. "Böyle bir kanı ve yaklaşım söz konusu. Bu nedenle bazı bilim insanları, bilinci açıklamak için daha farklı kavramlar kullanmayı öneriyor.

Bunlardan biri de “duyumsal bilinç” olarak adlandırılan yaklaşım. Bu tanım, bir varlığın hissetme ve deneyimleme kapasitesine odaklanıyor. Yani bilinç yalnızca düşünmekle değil aynı zamanda çevrede olup bitenleri hissedebilmekle de ilişkilendiriliyor" şeklinde konuştu.

O araçlarda "fren pedalı" zorunluluğu kalkıyor!
O araçlarda "fren pedalı" zorunluluğu kalkıyor!
İçeriği Görüntüle

HAYVANLARDA BİLİNÇ VAR MI?

Bilinç tartışmalarının önemli başlıklarından biri de hayvanların bilinç sahibi olup olmadığı. Eğitmen Arısan, şunları kaydetti: "Bu konuda kesin bir yargıya varmak için davranış temelli araştırmalar büyük önem taşıyor.

Bilim insanları, bazı hayvanların aynada kendini tanıyabilmesi, geleceğe yönelik plan yapabilmesi ya da geçmişte yaşadıklarını hatırlayabilmesi gibi davranışları inceleyerek bilinç hakkında ipuçları elde etmeye çalışıyor.

Bu tür gözlemler, bilincin yalnızca insana özgü olmayabileceği yönünde yeni tartışmaların ortaya çıkmasına da zemin hazırlıyor."

BİLİNÇ HALA ÇÖZÜLMEYİ BEKLEYEN BİR KONU

Eğitmen Arısan, son olarak eklemeler yaparak şöyle devam etti: " Bilinç konusu, bilim ve felsefenin kesiştiği en karmaşık alanlardan biri olmaya devam ediyor. Bilinç, insanın kendini ve çevresini algılama biçimiyle yakından ilişkili olduğu için tek bir tanımla açıklanması oldukça zor.

Bu nedenle araştırmalar ilerledikçe bilincin doğası hakkında daha fazla bilgi edinilmesi ve kavramın farklı yönlerinin daha net anlaşılması bekleniyor."

Muhabir: Hazal Ergen