“Hipoekoik” terimi, ultrason cihazında ses dalgalarını çevre dokuya göre daha az yansıtan yapıları ifade eder. Bu nedenle görüntüde daha koyu renkte izlenir. “Nodül” ise dokuda oluşan küçük kitle ya da yumru anlamına gelir. Hipoekoik nodül ifadesi, görüntüleme bulgusudur; tek başına bir hastalık adı değildir.

EN SIK NEREDE GÖRÜLÜR?

Hipoekoik nodüller en sık tiroit bezinde saptanır. Bunun dışında meme, karaciğer ve lenf bezlerinde de görülebilir. Özellikle tiroit ultrasonlarında sıkça rapor edilir.

KANSERE İŞARET EDER Mİ?

Her hipoekoik nodül kanser değildir. Tiroitte görülen nodüllerin büyük bölümü iyi huyludur. Ancak nodülün boyutu, sınırları, iç yapısı, kanlanma durumu ve kalsifikasyon varlığı gibi özellikler risk değerlendirmesinde önemlidir. Şüpheli durumlarda ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) önerilebilir.

BELİRTİ VERİR Mİ?

Çoğu hipoekoik nodül belirti vermez ve rutin kontrollerde tespit edilir. Tiroit nodülleri büyükse boyunda şişlik hissi yapabilir. Meme nodülleri ise ele gelen kitle olarak fark edilebilir.

TAKİP VE DEĞERLENDİRME

Hipoekoik nodül saptandığında doktor, ultrason bulgularına göre düzenli takip önerebilir ya da ileri tetkik isteyebilir. Nodülün boyutunda artış olup olmadığı periyodik kontrollerle izlenir.

Türkiye’den sağlıkta tarihi eşik: Yerli kalp-akciğer makinesiyle ilk başarılı ameliyat
Türkiye’den sağlıkta tarihi eşik: Yerli kalp-akciğer makinesiyle ilk başarılı ameliyat
İçeriği Görüntüle

Sonuç olarak hipoekoik nodül bir görüntüleme terimidir. Kesin değerlendirme, radyolojik bulgular ve gerekli görülürse biyopsi sonuçları ile yapılır. Uzman hekim kontrolü önemlidir.

Kaynak: Haber Merkezi