Yapılan açıklamada, “Bu karar Lübnan’ı İsrail karşısında savunmasız bırakacak yanlış bir adımdır” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, silahların toplanmasının sadece iç güvenlik açısından değil, aynı zamanda ülkenin dış güvenlik dengesi bakımından da sakıncalı olduğu vurgulandı. Direnişin silahının, Lübnan’ın direncinin temel unsurlarından biri olduğu belirtildi.

TAİF ANLAŞMASI ÇERÇEVESİNDE ELEŞTİRİLER

Hizbullah açıklamasında, hükümetin kararı 1989 tarihli Taif anlaşmasıyla bağdaşmadığına dikkat çekti. Anlaşmanın, Lübnan topraklarının İsrail işgalinden kurtarılması ve devlet otoritesinin güçlendirilmesi amacını taşıdığı ifade edildi.

Bu kapsamda, silahların tamamen kaldırılması yerine, ordu güçlendirilip direnişin desteklenmesinin öncelik olması gerektiği belirtildi.

BAKANLAR KURULU TOPLANTISINDA GERİLİM

Son bakanlar kurulu toplantısında, Hizbullah ve müttefiki emel hareketi bakanlarının, silahların toplanması gündemine tepki göstererek toplantıyı terk ettiği öğrenildi.

Açıklamada, “Bu karar İsrail’in güvenliğini önceliklendiren bir tutumun sonucu olup, Lübnan’ın egemenliğini zayıflatmaktadır. İsrail’e karşı direnişi etkisiz hale getirmektedir. Bu yüzden kararı geçersiz sayıyoruz” denildi.

DIŞ MÜDAHALE İDDİALARI VE ABD ETKİSİ

Hizbullah, silahların toplanmasına yönelik adımın arkasında dış müdahale olduğunu savundu. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın geçtiğimiz haftalarda sunduğu önerinin bu karara zemin hazırladığı iddia edildi.

19 haziran’da sunulan planla, ülkedeki tüm silahların sadece devletin denetimine geçmesi amaçlandı ve hükümetin kararı hızla uygulamaya koyduğu belirtildi. bu durum, dış dayatmalarla alınmış bir karar olarak değerlendirildi.

“HİZBULLAH DİYALOĞA AÇIK AMA KOŞULLAR BELİRGİN”

Hizbullah’ın açıklamasında, diyaloga kapalı olmadıkları ancak bunun sadece israil’in saldırıları sona ermeden ve işgal altındaki bölgeler kurtarılmadan mümkün olmayacağı vurgulandı. Ayrıca esirlerin serbest bırakılması gerektiği ifade edildi.

Tahran'a sert uyarı: "Deniz trafiğini tehdit ederseniz vurmaya devam ederiz"
Tahran'a sert uyarı: "Deniz trafiğini tehdit ederseniz vurmaya devam ederiz"
İçeriği Görüntüle

Lübnan’ın geleceği üzerine yapılacak tartışmalarda direnişin meşruiyetinin gözardı edilemeyeceği ve güvenlik stratejisinin sadece devlet kurumlarıyla sınırlı kalamayacağı bildirildi.

CUMHURBAŞKANINDAN TEMKİNLİ YAKLAŞIM

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ordu günü dolayısıyla yaptığı konuşmada, ABD önerisine bazı düzenlemelerle karşılık verdiklerini açıkladı. Avn, devlet otoritesinin tüm ülkeye hakim olması gerektiğini vurgularken, silahların devlet tekelinde toplanmasının tek başına yeterli olmayacağını, israil saldırganlığı sona ermeden güvenliğin sağlanamayacağını belirtti.

HİZBULLAH SİLAHSIZLANMAYI REDDEDİYOR

Hizbullah genel sekreteri Naim Kasım, 30 temmuz’daki açıklamasında, silahların iç mesele olduğunu ve dış müdahalelerin kabul edilemeyeceğini ifade etti. Kasım, “Hizbullah İsrail var oldukça silah bırakmayacak. bu halkın güvenliği için zorunludur” dedi.

Bu açıklama, Hizbullah’ın silah bırakma sürecine girmeyeceğinin kesin işareti olarak yorumlandı.

Orduya hazırlık yapma görevi verilmiş olsa da silahların devlet kontrolüne alınması süreci ve Hizbullah’ın tutumu, Lübnan’daki siyasi dengeleri değiştirebilir.

Kaynak: AA